(818 S. K. m. 244) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14/06/2007 tarih ve 2006/501-2007/283 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.10.2008 gününde davacılar avukatı C. Ç. ile davalı avukatı Y. S. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleşen dava ile, müvekkilleri ile davalı arasında, müvekkillerinin dava dışı Eser İnşaat ve Tic. A.Ş. nde sahibi olduğu hisselerin davalıya devrine ilişkin 05.01.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi akdedildiğini, hisse devirlerinin Eser inşaat ve Tic. A.Ş.'nın 05.01.2006 tarih ve 2006/1 sayılı yönetim kurulu kararı ile kabul edilerek devrin şirket pay defterine işlendiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafın hisse devir bedellerini davacılara ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla davacıların ayrı ayrı başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takiplerine itirazların iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının İstanbul olup, İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, Eser İnşaatın 05.01.1989 tarihinde limited şirket olarak kurulduğunu, bilahare 28.08.1997 tarihinde bu şirketin davalı M. tarafından kurucularından devralındığını, Eser İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.nin ilk kurucularından devir alınırken tüm devir bedelinin müvekkilince ödendiğini, davacı İ.'ın sahibi olduğu % 35 oranındaki hisseyi bedelsiz olarak aldığını, yapılacak olan birlikte çalışma sonucu elde edilecek kârlarla davalı Mustafa tarafından yapılan satış bedeli iade edildikten sonra davacı İ.'ın hisse bedelini ödemiş olacağının 28.08.1997 tarihli protokolde kararlaştırıldığını, davacının fiilen bir bedel ödemek suretiyle ortak olmadığını, davalı tarafından ödenen ve kendisine verilen hisselerin bedelinin davalı müvekkiline ödenmediğini, davacı İ.'ın koyacağı emeğine karşılık alacağı kâr payının oranını belirlemek üzere davacı İ.'ın ortak gösterildiğini, her iki davanın dayanağı olan 05.01.2006 tarihli hisse devir sözleşmelerinde devredilen hisselerin bedellerinin ödendiği ifade edildiğinden başkaca bir detaya girilmeye gerek görülmediğini, müvekkilinin davacılara bir borcu bulunmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 05.01.2006 tarihli sözleşmelerin satış sözleşmesi mi yoksa daha önce alınan payların bedelsiz iadesi mi olduğu noktasında toplandığı, 05.01.2006 tarihli sözleşmelerin pay satış sözleşmeleri olduğu, davacı İ.'ın şirketteki 11.000 adet payını 1.100.000 YTL karşılığında, davacı C.'ın da 1.495 adet payını 149.500 YTL karşılığında davalı M.'ya satarak devrettiği, davalının pay bedellerini ödemek zorunda olduğu satım sözleşmesine konu payların 28.08.1997 tarihinde davacılara devri sırasında finansmanının davalı M. tarafından karşılandığı kabul edilmiş olsa bile, bu durumun davalıyı ödeme yükümlülüğünden kurtarmayacağı zira yapılan ilk işlemin davacılara bağış olup, BK. nun 244. maddesinde yazılı bağıştan dönme sebeplerinin iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle, davalının icra takip dosyalarına yaptığı itirazların kısmen iptaline, asıl davada 1.100.000 YTL asıl alacak ile 6.600 YTL işlemiş faize yönelik itirazın iptali asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, 440.000 YTL icra inkar tazminatının tahsiline, birleşen davada 149.500 YTL asıl alacak ile 897 YTL işlemiş faize yönelik itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, 59.800 YTL icra inkar tazminatının tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmişti.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Eser inşaat ve Tic Ltd Şti hisselerinin devralınması, nev'i değişikliği ile anonim şirkete dönüştürülmesi ve sermaye artırımları için gerekli giderlerin davalı M. K. tarafından gerçekleştirileceği, M. K. tarafından yapılacak giderlerin hangi şartlarda adı geçene geri ödeneceği hususları davacı İ. A. ve davalı M. K.'unun da imzalarının bulunduğu 28.08.1997 tarihli Protokol başlıklı belgede açıkça düzenlenmiş olup, 28.08.1997 tarihli protokol ile dava konusu şirket hisselerinin davalı M. K. tarafından davacı İ. A.'na bağışlanmamış olmasına, mahkemenin ilk yapılan işlemin bağış olup, BK.nun 244. maddesinde yazılı bağıştan dönme sebeplerinin iddia ve ispat edilmediği gerekçesi doğru değil ise de, dava konusu 05.01.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi nedeniyle devir bedelinin davalı tarafından ödenmediğinin sabit bulunmasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekili ile davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 550.00 YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 50.907.84 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy