(2709 S. K. m. 125, 141, 155) (2575 S. K. m. 24) (2577 S. K. m. 2) (4673 S. K. Geçici m. 2) (406 S. K. m 2) (4686 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 13. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.05.2007 tarih ve 2006/279-2007/200 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.06.2009 gününde davacı avukatı M... Korkmazer ile davalılar 1- T.C.Ulaştırma Bakanlığı vekili Av. G.... Şahin ile 2- T.C. Telekomünikasyon Kurul vekili Av. A.... Yaman Işık duruşmaya geldiler, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Ulaştırma Bakanlığı ile müvekkili şirket arasında 27.04.1998 tarihinde
Davalı Ulaştırma Bakanlığı vekili, iptali istenilen dava konusu 18.10.2001 tarih ve TK.0.11.01/7213-14628-8442 sayılı kararın, Telekomünikasyon Kurumu işleminden kaynaklandığını, müvekkili ile bir ilgisi bulunmadığını, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15 nci maddesinde yazılı iptal koşullarının da bulunmadığını, ICC nezdinde yapılan tahkim yargılaması ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Telekomünikasyon Kurumu vekili, söz konusu kararın, yabancı hakem kararı niteliğinde olmadığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 20.06.1996 gün ve 2781/3533 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tarafların tahkim sözleşmesi veya koşulunda Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Hakemliğine başvurulacağını kabul etmeleri halinde, bu konudaki uyuşmazlık üzerine Türkiye'de verilen hakem kararlarının yerli hakem kararı sayılacağını, aynı konuda davacı tarafından Danıştay 10. Dairesinde dava açıldığını, davacının hak arama özgürlüğünün kısıtlandığı iddiasının yerinde olmadığını, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15 nci maddesinde yazılı iptal davası açma şartlarının bulunmadığını, ICC Kurallarının 28/6 ncı maddesi gereğince tahkim heyeti tarafından verilen karar hakkında iptal davası açılmasının da mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca açılacak iptal davası neticesinde hakem kararlarının ancak, tahkim anlaşmasının taraflarından birinin ehliyetsiz ya da tahkim anlaşmasının tarafların anlaşmayı tabi kıldıkları hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk Hukuku'na göre geçersiz olması, hakem veya hakem Kurulu'nun seçiminde, tarafların anlaşmasında belirlenen veya bu kanunda öngörülen usullere uyulmaması, hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar vermesi veya istemin tamamı hakkında karar vermemesi ya da yetkisini aşması, tahkim yargılamasının, usul açısından tarafların anlaşmalarına veya bu yönde bir anlaşma bulunmaması halinde, bu kanun hükümlerine uygun olarak yürütülmemesi ve bu durumun kararın esasına etkili olması, tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmemesi, hakem veya hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukuku'na göre tahkime elverişli olmaması veya kararın kamu düzenine aykırı olması halinde iptalinin gerekebileceği, davacı tarafın öne sürmüş olduğu
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 625.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)