(CMR m. 23, 25, 29)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.06.2007 tarih ve 2005/839-2007/188 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı Başak Sigorta A.Ş. tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.06.2009 gününde davalılardan Anşin Ulus. Nak. İnş. Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi Ekrem Anşin gelip, diğer davalı ve davacı avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan şirket yetkilisi Ekrem Anşin dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat emtia abonman poliçesi ile sigortalı emtianın davalı Anşin Ltd. Şti tarafından Türkiye'den Özbekistan'a taşınması sırasında taşımayı yapan kamyonun tek taraflı trafik kazası sonucu, kamyonda ve taşınan yükte hasar meydana geldiğini, davalı Başak Sigorta A.Ş'nin nakliyeci sorumluluk sigorta sözleşmesi nedeniyle sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilince sigortalısına ödenen 26.887 YTL'nin 17.01.2005 ödeme tarihinden itibaren TCMB ticari faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili, İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirket ve diğer davalı şirket arasında akdi ilişki olmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taşıyıcının sürücüsünün dava dilekçesinde kabul edilen %100 oranındaki ağır kusuru karşısında müvekkili sigorta şirketinin tazminattan sorumlu olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, meydana gelen trafik kazasında tır sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, taşınan ve hasar gören emtianın toplam bedelinin 18.633,08 USD olduğu, hasarla ilgili fotoğraflardan hasarın taşıma sırasında tırın takla atması ile meydana geldiği ve hasar bedelinin tespit tarihi itibarı ile piyasa rayiçlerini yansıttığı, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 17.10.2005 tarihli ibraname ile 18.633 USD'nın o tarihteki karşılığı olan 26.887 TL hasar miktarının ödendiği, davalı Başak Sigorta A.Ş.'nin de poliçe kapsamında sorumlu olacağı sonucuna varılarak 26.887 YTL'nin hüküm fıkrasında yazılı tarihlerden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı Başak Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar yermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirkete nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın, davalı Başak Sigorta AŞ'nin CMR sigortacısı olduğu diğer davalı taşıma şirketi tarafından kara yolu ile taşındığı sırasında, emtiada meydana gelen hasar nedeniyle, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu taşımanın Türkiye-Özbekistan arasında gerçekleşmesi nedeniyle, tazminat miktarının hesaplanmasında, CMR.nin 25. maddesi yollamasıyla, ayın Yasa'nın 23/1, 2, 4. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR.nin 23/1. maddesine göre tazminat, yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesap edilir.
Taşıyıcının azami sorumluluğu CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesinde düzenlenmiş olup, sorumluluğun sınırlandırılması imkanının kaybı, Konvansiyon'un 29. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu maddeye göre hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır.
Dava konusu taşımayı gerçekleştiren tır, seyir sırasında takla atarak ters dönmüş olup, 19.04.2006 tarihli bilirkişi raporunda, ağır yüklü bir durumda aşın süratle seyreden tır sürücüsü tam kusurlu bulunmuştur. Bilindiği üzere (ağır kusur) kavramı bir özel hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade eder. Dava konusu olayda ise, tır sürücüsünün %100 kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı ya da ağır kusurlu olduğu anlamına gelmez. Yargılama sırasında taşımayı gerçekleştiren tır sürücüsünün ağır kusurlu olduğu davacı tarafından kanıtlanamamış olup, bu durumda davalıların sorumluluklarının, CMR.nin 25 ve 23. maddelerine göre belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, davacı tarafın isteyebileceği azami tazminat miktarının CMR'nin 23. maddesi hükmüne göre belirlenmesi gerekirken, taşıyıcının ağır kusurlu olması halinde ödeyeceği tazminat miktarı esasına göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Başak Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı Başak Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy