(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Asliye 12. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.09.2007 tarih ve 2007/1277-2007/1277 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R.Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İhtiyati haciz isteminde bulunan (alacaklı) vekili, müvekkili banka ile talep dışı iki şirketin aldıkları ve borçluların kefili olarak imzaladıkları sözleşme uyarınca kullanılan kredilerin ödenmediğini, hesapların kat edildiğini, davalıların bu borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek, karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde, borca yetecek miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, borçluların belirlenen sorumluluk oranlarında nakdi krediler ile çek sorumluluk miktarı bakımından istemin kabulüne, teminat mektuplarına ilişkin diğer istemlerin ise yargılamayı gerektirdiği için reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz isteminin reddedilen kısmına ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka vekili, teminat mektuplarının depo edilmesi talebinin ihtiyati haciz istemi kapsamında kabul edilmesini talep etmektedir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle, teminat mektuplarının depo edilmesine ilişkin istem reddedilmiş ise de; davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesinin 35. maddesi gereğince, teminat mektupları bedellerinin bankaya depo edilmesinin her zaman istenilmesi mümkün olup, buna göre istemin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddi doğru değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere, teminat mektubu bedelleri hakkında da ihtiyati haciz istenilmesi mümkün olduğundan, bu hususta işin esasına girilmesi ve isteme ilişkin diğer şartların varlığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan istemin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy