(818 S. K. m. 66)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.05.2007 tarih ve 2003/123-2007/252 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen gününde davacı avukatı Mustafa Usta ile davalı avukatı İlyas Zeybek gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklarından aidat olarak davaya konu bonoları aldığını, bu bono bedeli aidatların ödendiğinin kayıtlarda yer aldığını, kooperatifin son genel kurulunda yönetim değişikliği olduğunu, yeni yönetimin yaptığı incelemede hiçbir borç olmadığı halde usul ve yasaya aykırı olarak senetlerin davalıya ciro edildiği, davalının da senede konu alacakları banka yolu ile tahsil ettiğinin tespit edildiğini, bonolardaki cironun kooperatif yetkililerine ait olmadığını, müvekkilinin bonoları tahsil eden kişilere ve cirantalara borçlu olmadığını, davalının geçerli bir ciro silsilesi ile dava konusu bonolara sahip olmadığını, ciroların sahte olduğunu ileri sürerek, dava konusu bono bedellerini ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının bonoların en son ödenme tarihi 30.12.2001 tarihinde tahsilden haberdar olduğunu, davanın BK.nun 66.maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, ödemelerin dava dışı keşideciler tarafından yapıldığını, kooperatifin dava açma ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin bonolarda ciranta olan Muttalip G.'den alacaklı olduğunu ve bu alacağına karşılık dava konusu bonoları teslim aldığını, Muttalip G.'nin kooperatifin taşeronu olduğunu, bonolarında taşeron sözleşmesi nedeniyle teslim edildiğini, bonolardaki imzaların kooperatifin, yetkililerine ait olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,
11. Hukuk Dairesinin 2005/3690-2006/6177 sayılı kararı da dikkate alınmak suretiyle dava dilekçesinde davalının kötü niyetli olduğunun iddia edilmediğinden ve sahte imzalı cirolarla senetlerin davalı eline geçtiği iddiasına mahkemece itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 625,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy