(556 S. KHK m. 66)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18/06/2007 tarih ve 2006/43-2007/1041 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Hatay İli'nde 1999 yılından beri künefe tatlısının imalatı, satışı ve diğer işlerle ilgilendiğini, bu faaliyetlerinde de 04.04.2002 tarihinden itibaren tescil ettirdiği HATAY KRAL KÜNEFE' markasını taç' logosu ile kullandığını, davalının İskenderun'da işyerinde ve şubesinde KRAL KÜNEFE' markasını kullanarak aynı alanda faaliyet gösterdiğini, karışıklığa neden olması ve markaya tecavüz etmesi nedeniyle çekilen ihtara uymadığını, marka hakkına tecavüz etmeye devam ettiğini ileri sürerek, tescilli markaya tecavüzün men'ine, tabelaların, basılı evrakların ve emtiaların toplatılmasına, 5.000.000.000 TL maddi, 10.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, bu marka ve logoyu öncesinde müvekkilinin akrabasının kullandığını, kendisinin ise ANTAKYALILAR AYKRAL KÜNEFE markası ile künefe yapan usta' logosuyla faaliyet gösterdiğini, benzerlik ve markaya tecavüzün olmadığını, esasen başka marka ve logonun tescili için TPE'ne başvuruda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalının ticari faaliyetlerinde davacının tescilli markasıyla karışıklık yaratacak şekilde marka ve logo kullandığı, markaya tecavüz ettiğinin ortaya çıktığı, maddi ve manevi zararının doğduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün men'ine, haksız olarak kullandığı markanın yazılı olduğu tabelaların sökülmesine, diğer tanıtım kartlarının toplatılmasına, hüküm özetinin ilanına,923.51 YTL maddi ve 2.000.000.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, tescilli markaya tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının maddi tazminat istemi, lisans bedeline göre tespit edilmiştir. Ancak, markaya tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında hangi yöntemin kullanılacağı markası tecavüze uğrayan marka sahibinin ihtiyarındadır. 556 sayılı KHK'nin 66 ncı maddesinde de yoksun kalınan kazancın istenme ve hesaplanma usulleri belirtilmiş olup, bu kazanç, marka sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği kazanç veya lisans bedeline göre tespit edilebilecektir. Davacı vekili, 04.12.2006 tarihli dilekçesinde maddi tazminatın hesabında davalının elde etmesi mümkün görülen yararın karşılığının hüküm altına alınmasını istemiştir. Lisans bedeline göre bir talebi bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, maddi tazminatın belirlenmesi noktasında davacı vekilinin 556 sayılı KHK'nin 66/b maddesine dayandığı kabul edilip, gerektiğinde davalı defter ve kayıtları üzerinde bu yönüyle inceleme yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 117,87 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy