(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 341) (1086 S. K. m. 39, 40) (5411 S. K. m. 109, 133, Geç. m. 11) (4389 S. K. m. 14) (5422 S. K. Geç. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.09.2005 tarih ve 2002/411 - 2005/536 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılardan Derviş T. vekili ile davalı Kemal G. tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.01.2008 gününde davacı avukatı Gönül P. ile davalılardan Derviş T. avukatı A.Hulusi G. gelip, diğer davalılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların oluşturduğu müvekkili bankanın 13.05.1996 tarihli yönetim kurulu kararı ile bankaya ait bir taşınmazın satışına ve bu konuda davalılar Derviş T. ile Kemal G.'in yetkilendirilmesine karar verildiğini, anılan davalılarca Vergi Dairesine satıştan doğan kazancın şirket sermayesine ekleneceğinden söz edilerek Kurumlar Vergisi Kanunu'nun Geçici 23/a bendinden yararlanmak amacıyla başvurulduğu halde taşınmaz satışından doğan kazancın sermaye artırımında kullanılmaması nedeniyle tahakkuk ettirilen tapu harcı, gecikme faizi ve ağır kusur cezası toplamı (9.187.200.000.-) TL.nin 04.12.2001 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, alacağın rücuan tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptalini ve % 40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılarca, davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı banka yönetim kurulunun 13.05.1996 gün 95 sayılı kararında satış bedelinin sermayeye eklenmesi konusunda herhangi bir yetki verilmediği halde bu konuda görevlendirilen davalılardan Derviş T. ile Kemal G.'in bu yönde beyanname vererek satış işleminin harç ve vergiden muafiyetini istemelerinden doğan zarardan bu davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile takibin (10.46,41) YTL üzerinden (davalı Derviş Temel'in 9.993,75 YTL ile sorumlu olmak üzere) devamına, asıl alacak (9.187,20) YTL'ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve icra-inkar tazminatı yükletilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili, davalılardan Derviş T. vekili ve davalı Kemal G. tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, daha sonra davacı Bayındırbank (5411 sayılı Kanun'un 109 ncu maddesi hükmü uyarınca Fon Kurulu'nun 07.12.2005 gün ve 515 sayılı kararla anasözleşmesinin 2 nci maddesiyle yapılan ve 19.12.2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen yeni unvanı ile Birleşik Fon Bankası A.Ş.) ile birleşen Darbank yönetim kurulunu oluşturan davalılarca alınan 13.05.1996 tarihli karara dayalı olarak yapılan işlemle vergi cezası ödenmesine yol açıldığı, davacının uğradığı bu zarardan davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu iddiası ile davacı banka yönetim kurulu başkanı ile hukuk müşavirince 04.11.2001 tarihli vekaletnameyle yetkili kılınan vekil tarafından 19.03.2002 tarihinde ikame edilen itirazın iptali ve icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133/2 nci fıkrasının son cümlesi hükmü uyarınca, dava açılmasına dair Fon Kurulu kararı dava şartı olarak aranan genel kurul kararı yerine geçer. Oysa, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/7 nci maddesinin 3 ncü paragrafının son cümlesi hükmü ile Fon tarafından açılacak davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan, yürürlükte bulunan 5411 sayılı Kanun'un geçici 11 nci maddesi uyarınca 26.12.2003 tarihine kadar temettü dışındaki ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon'a geçen ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili bakan, bakanlar veya BDDK tarafından kaldırılarak, tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiyeleri bağlatılan bankaların tasfiyesi bitinceye veya her türlü Fon alacağı tahsil edilinceye kadar 14 ncü madde de dahil 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun bazı hükümlerinin uygulanmasına devam olunacaktır.
Davacı bankanın yönetim ve denetimi 09.07.2001 tarihinde TMSF'ye devredilmiş, devam eden tüzel kişiliği başka bankaların da bünyesinde birleştirilmesiyle ilk paragrafta belirtildiği üzere Birleşik Fon Bankası A.Ş. unvanını almıştır.
TTK.nun 341 nci maddesi hükmü uyarınca, anonim şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için bu konuda şirket genel kurulunca karar alınması ve ardından denetçiler tarafından şirket adına dava açılması gerekir.
19.03.2002 tarihinde 4389 sayılı (eski) Bankalar Kanunu'nun 14/5-c maddesine dayanılarak açılan davada aynı Yasa'nın 14/7 nci maddesinin 3 ncü paragrafının son cümlesi hükmünün atıfta bulunduğu TTK.nun 341 nci maddesince öngörülen prosedüre uyulmaksızın açılan davada HUMK.nun 39 ve 40 ncı maddelerine göre değinilen eksikler giderilerek yöntemine uygun dava açılmasının gereklerinin tamamlanması için davacı tarafa uygun bir önel tanınması ve sonucuna göre davaya devam edilmesi lüzumu düşünülmeden esasa girilerek hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın öncelikle bu usule aykırılık nedeniyle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma içerik ve kapsamına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Derviş Temel vekili ve Kemal Gökmen'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu evrede incelenmemesine, takdir olunan 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Derviş Temel'e verilmesine, 06.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy