(1163 S. K. m. 53) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.05.2007 tarih ve 2006/350-2007/238 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, kooperatifin amacının ortaklarının konut ihtiyacını karşılamak olduğunu, kooperatifin 28 adet konut için yapı ruhsatı aldığını, 6 konutun yapılmış olduğunu, yapılacak 22 konutun ise, ikiz villa şeklinde yapılarak 44 ortağa dağıtılacağının söylendiğini, oysa bu durumun İmar Kanununa aykırı olmakla gerçekleşmesinin fiilen mümkün olmadığını, buna rağmen 04.06.2006 tarihli genel kurulda inşaatların yapımının devamına ve ortaklara parasal yükümlülük getirilmesine karar verildiğini, bu kararın batıl nitelikte olduğunu ileri sürerek, anılan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif arsasının 146.000.M2 olmasına rağmen 1/5000 planındaki yapı yoğunluğu koşulu nedeniyle ancak 29 adet konut yapılabildiğini, 1 konutun sosyal tesis olarak ayrıldığını, buna göre 22 konut yapılması planlanıp, her bağımsız bölümün 1/2 intifa hakkının bir kooperatif üyesine verileceğini dolayısıyla kooperatif arsasına yapılacak 22 konutun tapusunun 44 kooperatif üyesine dağıtılacağını, bir eşitsizlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatifin 06.03.2005 tarihli genel kurulunda aynı konuda alınmış olan kararın iptali isteminin reddedildiği, yapılan inşaatların ruhsata bağlı olarak devam ettiği, kooperatif üyelerinin ödeme yükümlülüklerinin devam ettiği, yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatifin 04.06.2006 tarihli genel kurulunda inşaatların yapımının devamına ve bu konuda parasal yükümlülük getirilmesine ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatifin 06.03.2005 tarihli genel kurulunun 8. maddesinde tek bağımsız bölüm niteliği taşıyan her bir villanın ikiz olarak inşa edilmek suretiyle fiilen iki katı sayıda konut elde edilmesine yönelik 21 ikiz villanın hafriyat ve su basman seviyesinde inşaatlarının yapılmasına yönelik kararın iptali amacıyla dava açılmış olduğu, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemizce önce onanmış ise de, karar düzeltme aşamasında anılan kararın yasanın emredici hükümlerine aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, bu karar henüz kesinleşmemiştir.
Bu durumda, davaya konu genel kurulda inşaatların yapımının devamına ve bu konuda parasal yükümlülük getirilmesine ilişkin alınan kararın geçerliliği ancak 06.03.2005 tarihli genel kurulun yukarıda açıklanan 8. maddesinin akıbetine bağlı kalmaktadır. Zira, Gölbaşı Belediyesi'nin 21.06.2005 tarihli yazısına göre bu şekilde yapılaşmaya iskan izni verilmeyeceği belirtilmesi karşısında, inşaatların yapımının usulsüz olduğunun belirlenmesi durumunda ortakların parasal yükümlülüklerine devam etmelerinin istenmesi ortakların menfaatine uygun olmayacaktır.
O halde mahkemece, 06.03.2005 tarihli genel kurulun 8. maddesine yönelik davanın sonucunun beklenerek hasıl olacak sonuca göre bu davanın konusunu oluşturan 04.06.2006 tarihli genel kurulun inşaatların yapımının devamına ve bu konuda parasal yükümlülük getirilmesine ilişkin karara yönelik karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy