(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12/04/2007 tarih ve 2005/103-2007/229 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı T. Emlak Bankası AŞ. Vekili ve davaya dahil edilen Halk Bankası vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi N. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulduğunu, davalı kooperatiften bedelini ödeyerek daire satın aldığını, Türkiye'yi tanımayan ve Türkçe'yi tam konuşamayan müvekkilinden davalı kooperatifin yöneticilerinin geniş yetkili vekaletname aldıklarını, peşin ödeme yapmasına ve kredi kullanmasına rağmen dairesi üzerine diğer davalı banka lehine ipotek tesis ettirildiğini, göçmen olması dolayısıyla Vatandaşlık Mevzuatı uyarınca müvekkilinin 5 yıllık süre boyunca kredi sözleşmesi yapma ehliyetinin olmadığını iddia ederek, davalılara borcunun bulunmadığının ve kredi sözleşmesinin yoklukla malul olduğunun tespitine, müvekkiline ait taşınmazdaki ipoteğin fekkine ve davalıların %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı T. Emlak Bankası A. Ş. vekili iş bölümü ve yetki İtirazında bulunarak, husumetin sadece davalı kooperatife düşeceğini, yönetmelik hükümlerine göre davalı kooperatife kredi kullandırıldığını, usulsüz işlemin olmadığını, davacının geniş yetkili vekaletname vermekle kusurlu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (davalı kooperatifin, tüm konutların inşasında kullanılmak üzere toplu olarak bir kredi başvurusunda bulunmuş ve tüm konutlar alınan bu kredi ile yapılmışsa, davacının da kredi kullanmadığı halde krediden yararlanmış ise sebepsiz zenginleşmiş olacağı, satın alınan konutun bedelinin peşin ödendiği ileri sürülmekte ise de davacının bu ödemeler ile dairesinin inşasında kullanılan krediden kaynaklanan sorumluluğundan kurtulup kurtulmadığının araştırılmadığı, davacının imzasının bulunduğu vekaletname ile açıkça davalı kooperatif yöneticilerine müvekkili adına kredi kullanmak ve davalı banka lehine dilediği bedel ve şartta ipotek tesis etmek konularında yetki verildiği, bu vekaletnamenin geçerli olmadığı hususunun davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği konusunda ve bozma ilamında ayrıntılı açıklanan diğer konularda gerekli inceleme ve tespitler yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmadığı) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada dosya kapsamına göre, zorunlu göçe tabi davacının kredi kullanma hakkının olmadığının davalı banka tarafından bilindiği ve kullanılan kredinin geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle davacının davalı banka ve kooperatife borcunun olmadığının tespitiyle ipoteğin fekkine karar verilmiştir
Karan davalı Emlak Bankası A.Ş. vekili ve davaya dahil edilen Halk Bankası vekili temyiz etmiştir.
Dava, toplu konut kredisi sözleşmesinden kaynaklanan borç hakkında menfi tespit ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk karar eksik inceleme gerekçesiyle Dairemizce bozulmuş ve uyuşmazlığın çözümü için tespit edilmesi gereken hususlar açıkça ortaya konmuştur. Yerel mahkemece bozma kararına uyulduğu belirtilerek, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, bu rapor hüküm vermek için gerekli ve bozma kararındaki hususları aydınlatmadığı gibi mahkeme gerekçesinde de yeterli açıklama yapılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, 29.11.2004 tarihli bozma ilamındaki hususlar üzerinde durulup, gerekli inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı T. Emlak Bankası A.Ş. vekili ve davaya dahil edilen Halk Bankası vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 30.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy