(2709 S. K. m. 155) (4673 S. K. m. 2) (406 S. K. m. 2) (4686 S. K. m. 10, 15)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 18.09.2007 tarih ve 2007/310 - 2007/292 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.07.2009 gününde davacı avukatı Mutlu Korkmazer ile davalı avukatı Güliz Altay gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Ulaştırma Bakanlığı ile müvekkili şirket arasında 27.04.1998 tarihinde GSM Pan Avrupa Mobil Telefon Sisteminin Kurulması ve İşletilmesine Dair İmtiyaz Verilmesine İlişkin Lisans Sözleşmesi imzalandığını, 12.05.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4673 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince dava önce Ulaştırma Bakanlığı ile imzalanan lisans sözleşmesinin davalı kurum ile yenilendiğini, yenilenen sözleşme metninin 406 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince Danıştay'a sunulduğunu, davalı Telekomünikasyon Kurumu'nun, Anayasa'nın 155 nci maddesine göre Danıştay'ın 2 aylık sürede görüş bildirmediği gerekçesiyle sözleşmeyi 13.02.2002 tarihinde imzaladığını ve sözleşmenin bu tarihte yürürlüğe girebildiğini; Lisans Sözleşmesi'nin, roaming sözleşmesi imzalama konusunda müvekkiline serbesti tanıyan 35 nci maddesi hükmüne rağmen, İŞ-TİM isimli GSM telefon işletmecisinin müracaatı üzerine davalı Telekomünikasyon Kurumu'nun 18.10.2001 gün ve 14628-8442 sayılı işlemiyle, müvekkili şirketi yasal roaming yükümlüsü olarak tayin ettiğini, söz konusu düzenlemenin davacı şirkete, İŞ-TİM Telekomünikasyon Hizmetleri AŞ isimli GSM İşletmesi ile en geç 15.11.2001 tarihine kadar bir roaming anlaşması imzalama mükellefiyeti getirdiğini, verilen mükellefiyete uyulmaması halinde 406 sayılı Yasa'nın 2/f maddesi hükmünün uygulanacağının bildirildiğini, 21.06.2001 gün ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu gereğince müvekkilinin 11.04.2002 tarihinde ICC Uluslararası Ticaret Odası nezdinde müvekkilinin İŞ-TİM Telekomünikasyon Hizmetleri AŞ veya diğer bir GSM işletmecisi ile bir roming anlaşması imzalama yükümlülüğünün doğmamış olduğu ve 14.03.2003 tarihli yazıda öngörülen süre içerisinde bir roming sözleşmesi imzalamaması halinde müvekkili şirkete hiçbir yaptırım uygulanamayacağı yönünde karar verilmesi istemi ile tahkim dava açtığını, hakem heyetinin 23.01.2004 tarihinde Tahkim Heyeti'nin yetkisizliği gerekçesiyle ve oy çokluğu ile davanın reddine karar verdiğini, bu kararın 4686 sayılı Kanun'un 10/b, 15/ (A)-1 (d), A/2-b maddelerine aykırı olduğu gibi hak arama özgürlüğünü de ortadan kaldırdığını, çoğunluk kararının gerekçe içermediğini ileri sürerek, anılan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Telekomünikasyon Kurumu vekili, gerekçeli olan kararın süresinde verildiğini, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesinde yazılı iptal koşullarının da bulunmadığını, ICC nezdinde yapılan tahkim yargılaması ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemiz'in 08.03.2007 tarih ve 2005/12747 E, 2007/4150 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 51. maddesinde, sözleşmeden doğabilecek tüm uyuşmazlıkların, öncelikle Lisans Koordinasyon Kurulunda çözümlenmesi, 30 gün içerisinde çözümlenemez ise Uluslararası Ticaret Odası'nın Tahkim kuralları (ICC Kurallar) çerçevesinde, aynı kurallara göre seçilecek 3 hakem tarafından tahkim yolu ile çözümleneceğinin yazıldığı, yanlar arasında çıkan uyuşmazlığın Koordinasyon Kurulunda sözleşmede belirtilen süre içerisinde çözümlenememesi üzerine Hakem Heyetine başvurulduğu, yapılan yargılama sonunda Hakem Heyetince, talep hakkında karar vermek için yargılama yetkisi bulunmadığı sonucuna varıldığı, oysa yanlar arasında düzenlenen sözleşmenin 51. maddesi uyarınca uyuşmazlığın oluşturulan Tahkim Heyetinin yargı yetkisine girdiği ve sözleşme kapsamında kaldığı, bu durumda hakem heyetince verilen yetkisizlik kararının doğru olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Divanı Hakem Heyeti (ICC) tarafından verilen 23.01.2004 tarih ve 12085/DK sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy