(818 S. K. m. 386)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.06.2006 tarih ve 2006/59 - 2006/407 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.07.2008 gününde davacı avukatı B.K.Ş. ile davalılardan Zekeriya avukatı M.Ü. ve diğer davalı..........Bank A.Ş. avukatı F.A. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, bilahare TMSF tarafından davalı..........Bank A.Ş. bünyesine alınan..........Bank A.Ş............Şubesi nezdinde vadeli, ticari, TL ve döviz hesapları olduğunu, bu hesaplardan bir defaya mahsus para çekmesi konusunda davalı Zekeriya'ya adi vekalet verdiğini, ancak davalı Zekeriya'nın bu vekalet ile muhtelif tarihlerde davacı hesabından yaklaşık 250 milyar lira çektiğini, bir kez para çekme konusunda verilen adi vekaletname ile işlem yapan davalı banka ile paraları davacıya iadeye yanaşmayan davalı Zekeriya'nın davacıya karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 40.000.000.000. TL'nin hesaptan çekilme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Zekeriya vekili, davacı ile kardeş olan müvekkilinin bir borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili banka yönünden Beyoğlu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankadan gönderilen yazılardan, hesaplardan davalı Zekeriya'nın para çektiğinin tespit edilemediğinin anlaşıldığı, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı banka nezdindeki davacıya ait hesaptan, davacının izin ve talimatı olmadan 3'üncü kişilere ödendiği iddia edilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Bankada bulunan mevduatın, mevduat sahibine ya da mevduat sahibinin vekiline ödenmesi gerekmekte olup, usulüne uygun ödeme yapıldığının davalı banka tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Dava konusu hesaplara ait iki adet hesap kartonunda davacı,...........numaralı hesaplardan her türlü bankacılık işlemi yapma konusunda davalı Zekeriya'yı yetkili kılmıştır. Bu durumda davalı bankanın 693655 numaralı hesap üzerinden davacı ve/veya yetkili kıldığı Zekeriya talimatına dayanarak işlem yapması halinde bir sorumluluğu bulunmayacaktır. Bunun için de, davacıya ait hesaptaki paranın davacı ya da yetki verdiği Zekeriya'ya ödendiğini davalı bankanın kanıtlaması gerekmektedir.
Davalı Birleşik Fon Bankası'na devredilen ..........Bank A.Ş. Kayseri Şubesi müşterisi olan davacı Osman'a ait..............numaralı hesaptan 07.02.2000 tarihinde 4.560 USD ve 1.000 USD ödendiği, ödemenin davacı imzası karşılığı yapıldığı iki adet dekonttan anlaşılmaktadır. Davalı banka 30.01.2006 tarihli yazıda, 12.07.1999 tarihinde 46.161 USD ve 27.12.1999 tarihinde 66.670 USD'nın davacıya ödendiğine dair dekontun banka kayıtlarında bulunamadığını belirtmiştir. Mahkemece, davacıya ait banka hesaplarındaki paraların davacıya ya da yetkili kıldığı kişilere ödendiğini ispat yükünün davalı bankada olduğu, usulüne uygun olarak gerçek hak sahibine ödeme yapılması halinde sorumluluktan kurtulabileceği, davalı banka tarafından davacının yetkili kılındığı diğer davalıya ödeme yapılması halinde, davalı Zekeriya'nın bankadan çektiği parayı davacıya ödeme yükümlülüğü altında olup olmadığı hususları gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 550.00. YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy