(818 S. K. m. 41, 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 17.07.2007 tarih ve 2006/1679 - 2007/1526 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Gaziantep'de bulunan üç ayrı şubedeki hesaplarından toplam (4.540) YTL'nin internet bankacılığı yoluyla ve müvekkilinin rızası dışında başka hesaplara havale edildiğini, davalı bankanın yeterli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan, tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı bankanın İnternet bankacılığı hizmetini sunarken yeterli güvenlik sistemini kurması ve güvenlik önlemlerini alması gerektiği halde davacının rızası dışında hesabından para çekilerek zarara uğratılmasında kusurlu ve sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesine usul ve yasaya aykırı bir yön bulunamamasına ve davalı vekilince davaya cevap verilmeyip yetki ilk itirazında da bulunulmamış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, davalı banka nezdinde bulunan davacı hesaplarındaki paranın, internet bankacılığı yoluyla ve davacının rızası dışındaki havale edildiği iddiasına dayalı davacı zararının tazmini istemine ilişkindir.
İnternet bankacılığı hizmeti sunan bankaların asli borcu, elektronik bankacılık işlemlerinin güvenle yapılabilmesini sağlamaktır. Bu hizmetten yararlanan müşteriler ise internet bankacılığı işlemlerine açık olan hesabına ait şifre ile kullanıcı kodu, parola ve diğer kişisel bilgilerinin üçüncü kişilerin eline geçmesini engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece bu hususta hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, Dairemiz'in somut uyuşmazlığın özellikleri dikkate alınarak verilen başka bir kararına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, özellikle davacının olayda müterafık kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından internet bankacılığı konusunda uzman kişi veya kişiler aracılığıyla bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, davacının şifre ve parolasının başkalarının eline seçmesini engellemek konusunda gerekli önlemleri alıp almadığının, davalı bankanın da olay tarihi itibariyle internet bankacılığı uygulamasının ulaştığı aşama ve mevcut teknolojik imkanlar çerçevesinde, sadece davacının şifre ve parolasının değil, ayrıca parasının da kötü niyetli kişilerin eline geçmesini engellemek için gerekli güvenlik önlemlerini almakta bir ihmalinin olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 18.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy