(2918 S. K. m. 48) (1086 S. K. m. 275) (Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 97) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2006 tarih ve 2004/156-2006/458 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.07.2008 gününde davacı avukatı A.T.A. ile davalı avukatı H.T.Y. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya sigortalı olan müvekkiline ait aracın trafik kazası sonucu uğradığı hasarın tazmin edilmediğini ileri sürerek, (22.600). YTL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rizikonun sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olmasından meydana gelmesi nedeniyle sigorta güvencesi dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak, sürücünün olay anında 0,32 promil alkollü olmasının münhasıran trafik kazasına neden olmadığı, aracın hurda haline gelmesinden dolayı sovtaj değeri düşülmeden ödenmesi gereken tazminatın (22.000). YTL olduğu, ceza davası sonucunun kesinleşmesinin beklenmesinin gerekmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.5. maddesi uyarınca sigortalı aracın yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar sigorta güvencesi dışındadır. 2918 sayılı KTK'nun 48 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddelerince ticari olmayan araç sürücüleri için yasaklanan miktar 0,50 promil üstüdür.
Ancak, dairemizin genel şartların değinilen maddesine getirdiği sürücünün alkol oranına bakılmaksızın alkolün miktardan bağımsız olarak kişilerin bünyesinde farklı etkiler ve refleks bozulmalarına bağlı davranış özellikleri yaratmasından dolayı rizikonun başka hiç bir etkene meydan vermeden salt sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana geldiğinin belirlenmesi halinde sigorta güvencesi dışında kalacağı bu durumun da nöroloji uzmanı hekim ve trafik-hasar uzmanı bilirkişilerin bir araya gelerek yapacakları değerlendirme sonucu verecekleri raporla saptanmak gerekeceği yolundaki yerleşmiş yorum ve uygulamaya aykırı olarak makine mühendisliği profesörü ve nörolog bilirkişilerden alınan ayrı raporlara dayanılarak sanki 0,50 promilin altında alkollüğün sabit olması halinde mutlak biçimde sürücünün güvenli sürüş yeteneği ve yetisinin bulunduğu varsayımından hareket eden nörolog bilirkişi görüşü doğrultusunda uyuşmazlığın çözümü doğru bulunmamış, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Poliçe genel şartlarının 3.3.1.2. maddesi hükmü uyarınca kaza sonucu pert total hale gelen sigortalı aracın davalı sigortacıya teslim edildiği iddia ve ispat edilememesine karşın bilirkişi tarafından bildirilen hurda değeri düşülmeksizin güncel değerinin tamamının tazminat alarak davalıya yükletilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 550.YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy