(818 S. K. m. 463) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.12.2006 tarih ve 2005/564 - 2006/569 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, durulma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili İ. tarafından davalı E.'e adet defibrilatör test cihazının arızasız ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, cihazın geri alınması sırasında arızalı olduğunun tespiti üzerine cihazın geri alınmadığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, BK'nın vedia akdine ilişkin 463. vd. maddeleri gereğince davalılar yedinde bulunan cihazın bedeli olan 18.000 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu cihazın davacı İ. tarafından davalı E.'e teslim edildiği, teslim tutanağında teslim eden ve alan tarafların şirketleri adına hareket ettiklerine ilişkin açıklama bulunmadığı, cihazın sağlam ve çalışır vaziyette teslim edildiğinin yeterli ve inandırıcı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı şirket tarafından davalılar aleyhine açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, davacı İlhan tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle, davacı ilhan tarafından davalı Ercüment aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, vedia sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Medeni Kanun'un 6. maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunundaki gibi Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, vakıayı ispat etmelidir şeklinde anlaşılmalıdır.
Somut olayda, dava konusu bir adet defibrilatör test cihazının, satılması amacıyla başka kurum ve firmalara göstermek için davacı İlhan tarafından davalı E.'e teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık söz konusu cihazın sağlam ve çalışır vaziyette teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacılar vekili, arızalı ve çalışmayan cihazın başkalarına satılması için teslim edilmesinin düşünülemeyeceğini, böyle bir cihazın davalı yanca teslim alınmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise teslim tutanağında cihazın çalışır durumda olup olmadığının yazılı olmadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Bu itibarla, davaya konu defibrilatör test cihazının davalı E.'ye teslimi sırasında arızalı olduğuna dair herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığı, daha sonra anılan davalının elinde iken yapılan tespit sırasında cihazın arızalı olduğu saptandığına göre, bunun aksini ispat külfeti davalı yana düşmektedir. Mahkemece, davaya konu cihazın davacı tarafından arızalı olarak teslim edildiğinin veya davalı elinde arızalanmadığının ispat külfetinin davalıya yüklenerek, ayrıca söz konusu arızanın ilk bakışta kolayca anlaşılıp anlaşılmadığı da değerlendirilerek, buna ilişkin davalı yanın delillerin ibrazının sağlanıp oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, ispat külfeti yanlış değerlendirilerek, söz konusu test cihazının davalıların elinde iken arızalandığının davacı yanca ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy