(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 19, 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.02.2006 tarih ve 2004/1767-2006/337 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, durulma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra isin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının 07.12.2003 tarihli genel kurulda belirlenen aidat ve gecikme faizi borçlarını ödemediğini, tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itiraz iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 10.03.2002 tarihli genel kurulda tasfiyesine karar verilen davacı kooperatifteki hissesini dava dışı Hasan Tecim'e devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının ortaklık payını devretmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağı ve gecikme faizinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davaya dayanak yapılan genel kurulda, aidatlarını zamanında ödemeyenlerden aylık %20 oranında gecikme cezası faizi alınması kararlaştırılmış ise de, konut yapı kooperatifi ile ortağı arasındaki ilişkinin bir ticari ilişki olmaması, belirlenen oranın gerek genel kurul tarihi, gerekse takip tarihi itibariyle fahiş olması ve belirlenen bu oranın BK'nun 19 ve 20 nci madde hükümleri karsısında geçersiz bulunması mahkemece gözden kaçırılarak, gerek işlemiş gerekse işleyecek faiz yönünden bu oranın esas alınmaması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; takip konusu asıl aidat miktarı genel kurul kararına dayalı olduğu, miktarlarının davalı tarafından bilinmesinin gerektiği ve alacağın likit özelliği bulunduğu dikkate alınmadan mahkemece, İ.İ.K.nun 67/2 nci maddesi uyarınca davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin kabulü yerine reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy