(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.7.2007 tarih ve 2006/323-2007/252 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin, süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalının ortağı iken 11.06.2006 tarihli genel kurul toplantısına çağrılmamaları üzerine bilgi almak için dava dışı Sanayi Ticaret İl Müdürlüğüne başvurduklarında isimlerinin hazirun listesinde olmadığını gördüklerini, yapılan araştırma sonucunda 07.07.1998 tarihli yönetim kurulu kararı ile mali yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden bahisle 34 adet arkadaşları ile birlikte ihraç edildiklerini öğrendiklerini, ihraca ilişkin olarak davacılara herhangi bir tebligat yapılmadığını ileri sürerek, davacıların davalı kooperatifin ortağı olduklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin davacıları usulünce ihraç etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacıların ihracına ilişkin olarak alınan karar yasa ve anasözleşmeye aykırı ise de dosya kapsamına göre, davacıların ihracına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun aldığı 07.07.1998 tarihli kararından itibaren davacıların davalı kooperatife yaklaşık 8 yıl boyunca bir başvurularının olmadığı, bir talepte bulunmadıkları, aidat ödemedikleri ve başka şekilde davalı kooperatif ile hiçbir ilişkiye girmedikleri anlaşılmıştır. Sekiz yıl bekledikten sonra bu davanın açılması, MK'nun 2 nci maddesi hükmü kapsamında iyiniyet kurallarına aykırıdır.
Bu durumda, davacıların kooperatif üyesi olduğunun kabulünün mümkün bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davacıların yasa ve anasözleşmeye aykırı bir şekilde ihraç edildiklerinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacılardan her biri davalı kooperatifin ayrı ayrı ortağı olduğunun tespitini istemiş olup, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Bu nedenle, tek maktu harçla dava açılıp, yine tek bir maktu harçla dava sonuçlandırılmaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, her bir davacı için ayrı ayrı maktu başvuru harcı alınarak, ortada ayrı ayrı açılmış bir dava varmışçasına işlem yapılmak suretiyle davaya devam edilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılmış olması da doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy