(1163 S. K. m. 16, 17, 27, 59)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.07.2007 tarih ve 2006/496-2007/446 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte iki daire ve bir işyerine ilişkin üyelikleri bulunduğunu, bağımsız bölümlerin kooperatifin yüklenici firmasından satın alınmasının ardından kooperatife üye olunduğunu, üyelik bedellerinin tümünün ödenmiş olmasına rağmen aidat borçlarının ödenmediğinden bahisle ihtarlar gönderilerek ihraç kararı verildiğini, bu kararın usulsüz olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yükleniciden daire satın alarak üye olduğu, üyeliğinin sabit fiyat esasına dayanmadığını, bu konudaki yönetim kurulu kararının genel kurulda iptal edilmiş olduğu, davacının aidat ödemekle yükümlü olduğunu, ihraç kararının usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, genel kurul tarafından davacının peşin ve sabit fiyatla ortaklığa kabulüne ilişkin alınmış bir karar bulunmadığı, kooperatif tarafından gönderilen ihtarların usulüne uygun olduğu, aidatlara ilişkin genel kurul kararlarının iptal edilmemiş olmakla geçerli olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif tarafından verilmiş olan ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen 22.06.1999 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin Yüklenici firmaya ait daire ve dükkanların devir ve satımının şartlarını düzenleyen IV. Maddesi uyarınca, yüklenici firmaya bu sözleşme ile kendisine düşen daire ve dükkanları satma ve devir etme hakkı tanınmış olup, bu şekilde devir ve satışı yapılan 3.şahısların kooperatife bildirilmesi üzerine bu şahısların hiçbir şekilde para ve ödeme talep edilmeyerek kooperatife üye kaydedilecekleri düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının da bu şekilde yükleniciden satın aldığı daireler nedeniyle davalı kooperatife üye olarak kabul edilmiş olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının peşin ve sabit ödeme ile kooperatife üye kabul edilip edilmediği, bir başka deyişle davacının daireleri satın alırken yükleniciye yapmış olduğu ödemeler nedeniyle davalı kooperatife inşaat maliyetleri konusunda aidat yükümlülüğünün devam edip etmediği hususuna ilişkindir.
Her ne kadar Dairemizin istikrar kazanmış uygulamalarına göre kooperatife peşin veya sabit ödeme yapmak suretiyle üye kabul edilebilmek için genel kurulun bu yönde karar alması gerekmekte ise de, somut olayda davacı, davalı kooperatife her hangi bir ödeme yapmaksızın, kooperatif tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle yükleniciye bırakılmış daireleri yükleniciden satın almak suretiyle yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki hakkını temlik almış ve kooperatife üye yapılmıştır. Bu nedenle burada klasik anlamda peşin veya sabit ödeme ile kooperatife üye olunduğundan bahsetmek mümkün olmayıp, bu amaçla genel kurul kararı aranmasına da gerek bulunmamaktadır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin payına düşen dairelerden satın alarak kooperatife üye olan davacı, kooperatifin inşaat finansmanına yönelik aidatlarından sorumlu olmayıp, sadece kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve işletme giderlerinden sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacıya gönderilen ihtarnamelerin içeriklerinin incelenmek suretiyle, davacıdan inşaat finansmanına ilişkin aidat istenip istenmediği denetlenerek, bu şekilde aidat talep edilmiş olması halinde ihtarnamede istenilen miktarın usulüne uygun olmaması nedeniyle ihraç kararının iptaline, aksi halde sadece genel gider ve işletme giderlerinin talep edilmiş olması durumunda davacının bunları ödemek zorunda olması nedeniyle ihtarların usulüne uygun olduğunun kabul edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy