(6100 S. K. m. 371)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2007 tarih ve 2001/1940-2007/46 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. H. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacılardan A. O.’in sahibi olduğu Z. Nakliyat firmasına ait kamyonetin, davalı T. E. idaresinde iken Atatürk Havalimanı Hangarlar Bölgesinde park halinde bulunan müvekkili şirkete sigortalı uçağa çarptığını, müvekkilinin hasar bedelinden (10.000) ABD Doları muafiyet tenzili yaptıktan sonra (91.687.45) ABD Doları’nı sigorta ettirene ödediğini, davalı şirketin ise Z. firmasının sigortacısı olduğunu ileri sürerek, işlemiş faiziyle birlikte (99.729.45) ABD Doları’nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar A. O. ve T. E. vekili, alacağın haksız fiilden kaynaklandığını ve 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sigorta ettireni tarafından düzenlendiği iddia edilen ibranamelerde davacının adının geçmediğini, talebin fahiş olduğunu, davalı N. Ü. Sigorta A.Ş. vekili, müvekkilinin dava konusu hasara sebebiyet veren aracın ihtiyari mali mesuliyet ve davalı A. O.’in sahibi olduğu işletmenin 3. şahıs mali mesuliyet sigortacısı bulunduğunu, talebin her iki sigorta teminatının da dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı sigorta şirketi tarafından uçak hasarının sigortalısına ödenip alınan ibraname uyarınca işbu davanın açıldığı, dava konusu kaza dolayısıyla yapılan onarım harcamalarının (61.070.43) ABD Doları olduğu, dava dışı sigorta ettiren tarafından davacının muafiyet kapsamında ödemediği (10.000) ABD Doları’nın da içinde bulunduğu bir kısım alacağının tahsili için işbu davanın davalılarına karşı ayrı bir dava açıldığı, davacının alacağından davalılar açısından mükerrer tahsilata yol açmaması için anılan meblağın düşülmesinin gerektiği, dava konusu olayda davalı sürücünün BK.’nun 41. diğer davalı A. O.’in ise BK.’nun 55.maddesi uyarınca müteselsilen sorumlu bulunduğu, davalı sürücünün diğer davalı A. O.’in çalışanı sıfatıyla meydana getirdiği maddi zarardan dolayı davalı A. O.’in firmasının tazminat sorumluluğu doğduğuna göre, bu sorumluluğu temin eden davalı sigorta şirketinin de anılan firmanın 3. şahıs mali mesuliyet sigortacısı sıfatıyla zarardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın (51.070.43) ABD Doları üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan rücuen tazmini amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf diğer savunmalarının yanında davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zira dosyaya sunulan sigorta poliçesini davacının düzenlemediğini ve yine dosyaya sunulan ibranamelere göre ödemeyi yapanın davacı olmadığını savunmuştur. Mahkemece de esasen re’sen nazara alınması gereken bu husus üzerinde durulmuş, ancak herhangi bir gerekçe gösterilmeden, davacının uçak hasarını sigortalısına ödeyip alınan ibraname uyarınca dava hakkını kazandığı kabul edilmiştir. Oysa davacı tarafından sunulan sigorta poliçesinin incelenmesinden, anılan poliçenin dava dışı U. Sigorta firması tarafından düzenlendiği, ancak sigortalanan miktarın %99,99’unun davacı şirkete mükerrer sigorta edildiği, ayrıca yine davacı tarafından sunulan ibranamelerde de sigorta ettiren B. Ltd. Şti. yanında rehin hakkı sahibi sıfatıyla dava dışı G. A. isimli şirketin imzasının bulunduğu, davacının ibranamelerde imzasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece hem sigorta poliçesi hem de ibranameler ayrı ayrı incelenip tartışılarak davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacının neden aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edildiği karar yerinde ayrıntılı şekilde tartışılıp değerlendirilmeden, davacının uçak hasarını sigortalısına ödeyip alınan ibraname uyarınca dava hakkını kazandığı belirtilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davalılar A. O. ve T. E. vekili tarafından yasal süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu halde, mahkemece anılan davalıların bu savunması konusunda, her bir davalının durumu ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması dahi doğru görülmemiş ve kararın davalılar A. O. ve T. E. yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm ve davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar A. O. ve T. E. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalılar yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)