(5846 S. K. m. 22, 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.09.2007 tarih ve 2006/624-2007/202 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketinin bugüne kadar telif haklarını ödeyerek ve ilgili meslek birlikleri ile sözleşmeler imzalayarak cep telefonu melodisi, çalma sesi, cep telefonu ile müzik eseri indirme gibi hizmetler nedeniyle meslek birliklerine telif hakkı ödemeleri yaptığını, müvekkili şirketin yerli müzik eserleri dışında yabancı müzik eserlerini de servislerinde kullanmak istediğini, ancak bunu gerçekleştiremediğini, Türkiye'de bulunan MESAM ve MSG Meslek Birlikleri arasında derin görüş ayrılıkları bulunduğunu, davalılar arasındaki bu ihtilafın uzun yıllardan beri çözülemediğini, müvekkilinin ise yabancı müzik eserleri için telif hakkı ödeyerek bunları çalarken dinlet, tüm müzik eseri yükleme, gerçek ses servisi, mobil video, videotone, IVR ve ringtone hizmetlerinde kullanamadığını, her iki davalı meslek birliğine mükerrer ödeme yapma riski ile karşı karşıya kaldığını, ayrıca müzik eserlerinin, abonelerin cep telefonlarına sinyal olarak gönderilmesi veya indirilebilmesinin FSEK.nun 22. maddesi anlamında çoğaltma hakkı kapsamında mı, yoksa FSEK.nun 25/2. mad. anlamında gerçek kişileri diledikleri yer ve zamanda esere erişiminin sağlanması yoluyla umuma iletim hakkı kapsamında mı mütalaa edilebileceğinin tespiti gerektiğini ileri sürerek, belirtilen telefon hizmetleri için hangi meslek birliğine, ne oranda mali hak ödemesi yapmaları gerektiğinin net bir şekilde tespitini, muarazanın bu şekilde giderilmesini, hak sahibi veya sahipleri olan meslek birliklerinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalın MESAM Meslek Birliği vekili, MESAM'ın yabancı eserlerin Türkiye'de mali haklarının takip ve tahsili konusunda tek yetkili olduğunu savunarak, yabancı müzik eserlerinin Türkiye'de kullanılmasından doğan mali hak temsil yetkisinin MESAM Meslek Birliğine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı MSG Meslek Birliği vekili, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, ayrıca davacının hangi yabancı eserin uyuşmazlık konusu olduğunu belirtmediğini savunarak, yabancı eserler üzerinde hak takibi yapma yetkisinin MSG Meslek Birliğinde olduğunun ve MESAM'ın karşılıklı temsilcilik sözleşmeleri ile ve yetki belgesi olmaksızın hak takibi yapma yetkisinin bulunmadığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın bir eda davası olmayıp, tespit davası olduğu, Türk Hukuk Yargılama Sisteminde tespit davalarının özel olarak düzenlenmediği, HUMK'da bu tür davalara dair bir hüküm bulunmadığı, ancak uygulama ve öğretide yasada açıkça düzenlenmeyen tespit davasının açılabilmesi için 2 temel koşulun gerektiği, birincisinin hukuki ilişki koşulu ikincisinin ise hukuki yarar koşulu olduğu, bunların dava şartı olup resen gözetilmesi gerektiği, hem MSG hem de MESAM'ın yerli ve yabancı müzik eseri sahiplerinden mali hakları kullanma yetkilerini devralarak kolektif hak takibi yaptığı, somut olayda davacı ile davalılar arasında bir muaraza bulunmadığı, muarazanın belki davalılar arasında cereyan etmekte olduğu, davacının davalıların, müzik eserlerinin ana server'a kaydedilerek abonelerin diledikleri yer ve zamanda dinleme ve telefonlarına indirmesinin FSEK.nun 22. maddesi anlamında çoğaltma ve FSEK.nun 25/2. maddesi anlamında umuma iletim hakkı kapsamında olup olmadığı ve yabancı müzik eserlerinin Türkiye'deki hak takibinin hangi meslek birliği tarafından yapılacağını, dolayısıyla hangisine ne kadar ödeme yapacağını açıklığa kavuşturulmasını talep ettiği, bu talebin esasen 2 ayrı hususun tespiti talebini içerdiği, birincisi ana server'a kaydedilen müzik eserlerinin, abonelerin cep telefonlarına sinyal olarak gönderilmesi veya indirilebilmesinin FSEK. 22.mad. anlamında çoğaltma hakkı kapsamında mı, yoksa FSEK.nun 25/2 mad. anlamında gerçek kişileri diledikleri yer ve zamanda esere erişiminin sağlanması yoluyla umuma iletim hakkı kapsamında mı mütalaa edilebileceği olup, böyle bir tespit talebinin soyut ve varsayıma dayalı bir talep olduğu, bir eylemin yasanın hangi maddesi kapsamında kaldığının tespitinde hem hukuki ilişki koşulu, hem de hukuki yarar koşulu bulunmadığı, bu nedenle böyle bir talebin reddi gerektiği, davacının, davalılardan hangisine ne miktarda ödeme yapacağına dair talebinin ise ileride açılacak bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek bir husus olup davalılardan herhangi birisinin açacağı bir alacak davasında, bunun mahkemece tespiti ve davacının bunu savunma olarak ileri sürmesinin mümkün olduğu, mali hak talebi konusunda anlaşamayan davalılar arasındaki anlaşmazlığın, 3. bir kişi tarafından giderilmesi için bir tespit davası açılmasında hukuki yarar koşulunun bulunmadığı, bu hususun tespitine dair talebin reddi gerektiği, müzik eserlerinin GSM şebekelerinde kullanılması nedeniyle çoğaltma ve umuma iletim hakkından kaynaklanan mali hakların takibini, bu alandaki her meslek birliği üyeleri ve verdikleri mali hak takip yetkisinin niteliği kapsamında ve yeni katılan üyeler ya da ayrılan üyeler nedeniyle zaman içinde değişen mali hak takip yetkisine göre yapıldığı, yabancı bir müzik eseri sahibinin ya da edisyon şirketinin GSM şebekesinde kullanılacak müzik eserleri nedeniyle hak takip yetkisine hangi meslek birliğinin sahip olacağı hususu statik olmayıp değişken olduğu, somut bir eser için bu yetkiye sahip olan meslek birliğinin değişebileceği, aynı alanda başka bir meslek birliğinin kurulması ve bir kurum üyelerinin yeni kurulacak bu meslek birliğine yetki vermelerinin de mümkün olduğu, dolayısıyla sabit olmayıp değişen bir durumun bugünden tespitinin de mümkün olmadığı, son olarak, her ne kadar, her iki davalı meslek birliği de yabancı müzik eserlerinin GSM şebekesi aracılığıyla kullanılmasına dair hakların takip ve temsili konusunda kendisinin yetkili olduğunun ve bir diğerinin bu konuda yetkisinin bulunmadığının tespitini istemiş iseler de bu konuda harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesini de mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy