(556 S. KHK. m. 6, 9, 44, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2007 tarih ve 2006/141-2007/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1997 yılından beri müvekkili adına 37, 39 ve 42. sınıflar için tescilli şeklin davalı tarafından tescil kapsamındaki benzer hizmetlerde marka şeklinde kullanıldığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin 1958 yılından beri kullandığı Lale deseni ile davacı markasının farklı olduğunu, aralarında iltibasa yol açacak benzerlik bulunmadığını, ayrıca kullandıkları desenin tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının değişik stilize Lale figürlerinin yer aldığı markaları 2005 yılından itibaren hava taşımacılık hizmetlerini de kapsayan hizmetler için tescil edilmiş olduğu, 556 sayılı KHK'nın 61. maddesinde tescilli markanın kullanımını düzenleyen fiillere yer verilmediği, tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmedikçe kullanımının marka hakkına tecavüz oluşturmadığı, bu markaların hükümsüzlüğü için dava açılmışsa da, kararnamenin marka tescilinden doğan hakların kapsamını düzenleyen 9. maddesi ve korumanın tescil yoluyla elde edildiğine ilişkin 6. maddesi ile hükümsüzlüğün sonuçlarını düzenleyen 44. maddesi gereğince hükümsüzlük kararı verilse de, markanın terkinine kadarki kullanımı marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenleyen 61. maddede sayılan fiiller kapsamında bulunmadığından hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılmasının davanın esasına etkili bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy