(4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.10.2006 tarih ve 2004/330-2006/424 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi Ramazan O. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, durulma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra ipin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin İskenderun Gözcüler Belde Belediyesinin toplu konut kapsamında yaptırdığı bir daireyi satın aldığını, bankanın İskenderun Şubesi tarafından müvekkiline dava dışı kooperatif aracılığı ile kullandırılan konut kredisini düzenli olarak ödediği halde, müvekkilinin 6.000.000.000. TL borcunun bulunduğunun bildirildiğini, faiz ödememek için müvekkilinin bu parayı ödediğini, ancak daha sonra bu paranın hatalı olarak kendisinden tahsil edildiğinin söylenildiğini, geri istendiğinde ise sadece 2.500.000.000. TL ödeme teklifi yapıldığını ileri sürerek, fazla tahsil edilen 6.168.681.080. TL'nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davanın 4.858,76. YTL üzerinden temerrüt faiziyle kısmen kabulüne kara verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, konut kredisi sözleşmesine dayalı fazla ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığa ilişkin olarak, 4077 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, 4822 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ile konut kavramı, mal kavramına dahil edilmekle, konut kredisi, 10. maddede düzenlenen tüketici kredisi kapsamına alınmış olup, bu durumda, aynı Kanun'un 23/1.madde hükmü karşısında bu davaya bakmak, tüketici mahkemelerinin görevine girmiştir.
Somut olayda, davacının, dava dışı belediye, kooperatif ve şirket aracılığı ile, toplu konut kaynaklı konut kredisi kullandırılması ve ferdileşmeye geçilmesi söz konusu olup, davacı vekilince fazla ödenen kredi borcunun istirdadı istenilmektedir. Bu bağlamda, taraflar arasındaki uyuşmazlık da konut kredisinden kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, davanın tüketici mahkemesinin görevine girdiği ve görevin resen nazara alınması gerektiği dikkate alınarak, davanın görevi tüketici mahkemesine gönderilmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilip, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy