(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.10.2006 tarih ve 2003/738 -2006/637 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir L. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortaklığından ihraç edilen müvekkiline çıkma payının ödenmemesi üzerine başlatılan takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili yönetim kurulunca davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile 24.05.2003 tarihinde ihraç edildiğini, davacı alacağının henüz muaccel olmadığını, kaldı ki müvekkilinin ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, %40 tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 24.05.2003 tarihinde ihraç edildiği, 2003 yılı bilançosunun 26.06.2004 tarihinde onandığı, davalının 27.07.2004 tarihinde temerrüde düştüğü, 29.06.2003 tarihli genel kurulda ödemlerin ertelenmesine ilişkin alınan kararın geçerli olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ihraç edilen davacının, ödediği aidatların iadesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 15. madde hükümleri gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, (aynı kanunun 17/2 nci maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle iade ve ödemelerin geciktirilmesine ilişkin bir genel kurul kararı alınmış olmamak koşulu ile) ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir. Öte yandan, Dairemiz'in yerleşik uygulamasına göre, bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir ve bundan önce başlatılan bir takibe dayalı olarak açılan itirazın iptali davası, hakkın doğduğu tarihten sonra takip başlatılmak ve bundan sonra dava açılmak üzere red edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, davacının davalı kooperatifteki ortaklığı 24.05.2003 tarihinde sona ermiş olup, gerek kooperatif ana sözleşmesinin 15 ve gerekse 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. madde hükümleri gereğince, davacı, davalı kooperatife yatırdığı aidatların iadesinden ibaret hakkını, ancak ortaklıktan çıktığı 2003 yılı bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra o da aynı kanunun 17/2. maddesi uyarınca iade ve ödemelerin geciktirilmesi hakkında kararı yoksa, isteme hakkına sahip olacağı kuşkusuzdur. Oysa, dosya kapsamından 2003 yılı bilançosunun 26.06.2004 tarihli genel kurulda kabul edildiği görülmekte olup, takibe 29.08.2003 tarihinde girişilmiş olmakla, davacının yatırmış olduğu aidatların iadesini isteme hakkı henüz doğmamış, takip zamansız açılmıştır. Bu itibarla, mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken aksi düşüncelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy