(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.11.2006 tarih ve 2006/164-2006/1440 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmamasına ve müvekkilinin işleteni olduğu araçların Samsun'dan Novoroski Limanına, Novoroski Limanı'ndan Samsun Limanı'na dava dışı şirketle yapılan taşıma sözleşmesi gereğince taşınmasına rağmen davalının navlun talebinde bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, İİK.'nun 72 nci maddesi hükmünce %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket merkezinin Kadıköy olduğunu savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davalı şirket şubesinin bir eyleminin de olmadığı, basit yargılama usulünün geçerli olması nedeni ile yetki itirazının ilk duruşmaya kadar yapılabileceği, yetki itirazının bu nedenle süresinde olduğu gerekçeleriyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, talep halinde dosyanın Kadıköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıya navlun borcunun bulunmadığının tespiti ile tazminat istemine ilişkin olup, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Yasa ile 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası'nın 4 ncü maddesine eklenen fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da, bu tür davalara, bir ticaret mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı ticaret mahkemesinde, ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde ise, bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde bakılmasına, karar verilmiştir. Deniz ihtisas mahkemesi sıfatlı mahkeme ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki, görev ilişkisidir.
Somut olayda, uyuşmazlık, 6762 sayılı TTK.nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4 ncü kitabındaki hükümler dikkate alınarak çözümleneceği kuşkusuz olup, bu bağlamada davaya bakmaya, delilleri takdir ve tayin ile hüküm vermeye görevli mahkeme davada istenen miktara bakılmaksızın anılan uyuşmazlıklara bakmak amacıyla kurulmuş bulunan Denizcilik İhtisas Mahkemesi olduğundan, mahkemece, öncelikle görev sorunun halli ile yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde doğrudan yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.03.2008 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy