(6762 S. K. m. 30, 33, 510, 511, 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.11.2006 tarih ve 2006/330 - 2006/663 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirkete ait hissesini 19.09.1998 tarihinde dava dışı Şaban Türk'e devrettiğini, devirden önce de 31.05.1997 tarihinde şirket yönetimince sermaye artırım kararı alındığını, ancak bu kararların tescilinin yapılmadığını ileri sürerek, anılan kararların ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davalı Ticaret Sicil Memurluğu bakımından davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirket bakımından ise kabulüne, anılan iki kararın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Ticaret Sicil Memuru temyiz etmiştir.
Dava devredilen limitet şirket hissesine ilişkin yukarıda anılan kararların ticaret siciline tescil ve ilanı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Ticaret Sicili Memurluğu bakımından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasına karşın, anılan kararların ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu kararların tescil ve ilanı Ticaret Sicili Memurluğu tarafından yapılacak olup, bu durumda mahkemece davası husumetten reddedilen anılan davalı bakımından da sonuç doğuracak şekilde hüküm verilmiş olmaktadır.
Bu durumda mahkemece, anılan davalıya husumet yöneltilemeyeceğinin kabul edilmiş olmasına ve buna göre esasen bu davada davacı ile davalı şirket arasında bir uyuşmazlığın bulunmasına göre, mahkemece davalı Ticaret Sicili Memurluğu'nu anılan kararları tescil ve ilan etmeye zorlayacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy