(CMR m. 17) (2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.07.2006 tarih ve 2006/229-2006/511 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ihsan A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının emtiasını Türkiye'den Almanya'ya taşıdığını, navlun bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının emtiayı alıcısına hasarlı teslim ettiğini, bu nedenle nakliye bedeli talep hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini, karsı dava olarak da, emtiadaki hasar bedeli olan 12.010,22.-YTL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce davalı tarafından hem borca hem de icra dairesinin yetkisine, bunun yanında mahkemenin yetkisine de itiraz edilmesi nedeniyle, mahkemece, icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu değerlendirilmeden, doğrudan mahkemenin yetkisine yapılan itirazın reddine karar verilerek esasa girilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak, icra dairesinin yetkili olduğu ve emtianın İtalya gümrük yetkililerince, arama amaçlı olarak boşaltıldığı ve arama sonrası yeniden yüklendiği, usulünce istiflenmemesi nedeniyle ısı sirkülasyonunun sağlanamadığı, bu nedenle taşınan donmuş emtianın buzunun çözüldüğü, ancak hasarın oluşmasında davacının kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı-karşı davacının davasının ise reddine karar vermiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Asıl dava, uluslar arası taşıma nedeniyle navlun bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, karşı dava ise emtiada meydana gelen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)'nin 17/1. maddesi uyarınca, kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vuku bulacak hasardan mesul ise de, aynı Konvansiyon' un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının ibra edileceği belirtilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, TTK.'nun 20. maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermeyen taşıyıcı, kusurlu sayılacaktır. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir.
Somut olayda, İtalya gümrüğünde davacıya ait araçta kaçak mal olup olmadığının tespiti için dondurulmuş emtianın indirilip arama yapıldıktan sonra yeniden yüklenmesi, ancak bu yüklemenin usulünce yapılmaması nedeniyle yeterli hava sirkülasyonu sağlanamadığından emtianın bozulduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, kaçak mal araması sırasında emtianın İtalya gümrük idaresi tarafından indirilmesi ve aynı idare tarafından yeniden yüklenmesi sırasında oluşan hasardan somut olayın meydana geliş biçimi itibariyle, davacı taşıyıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı-karşı davacı vekili, İtalya gümrüğünde yapılan aramada dondurulmuş biber emtiasının soğuk zincirinin kırılmaması için temin edilecek bir soğuk hava deposuna emtianın boşaltılmamasına ve yeniden yapılan yüklemenin hava sirkülasyonunu sağlayacak şekilde yapılmamasına davacı taşıyıcının müdahale etmediğini, bu nedenle oluşan hasardan sorumlu olduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı-karşı davacı vekilinin bu iddiası üzerinde yeterince durulmamıştır.
Davacı-karşı davalı taşıyıcının İtalya gümrüğünde yapılan aramada donmuş emtianın soğuk hava deposuna indirilip aracın aranması ve daha sonra İtalya gümrük idaresi tarafından yeniden yüklenmesine müdahale etme imkanının olup olmadığı tartışılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, içinde uluslararası taşıma işini fiilen yapan bir bilirkişinin de olduğu heyetten yeniden rapor alınmak suretiyle, somut olayın özelliklerine göre davacı taşıyıcının, arama sırasında emtianın istenilen yere indirilmesi ve usulüne uygun bir şekilde yeniden yüklenmesini sağlama imkanının olup olmadığı, dolayısıyla oluşan hasardan sorumlu olup olmadığının tespit edilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy