(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.11.2006 tarih ve 2006/26-2006/718 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.09.2008 gününde taraflar ve avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi D.B. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra, işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olup, ihraç edilmiş olduğunu, alacağının muacceliyet tarihinin ihraç kararının alındığı tarih olduğu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hakkındaki ihraç kararının iptali için açılan davanın ret ile sonuçlandığını, davacının alacağının da kararın kesinleştiği tarihe göre belirlenmesi gerektiğini, asıl alacak miktarına itirazları olmadığını, ancak davacı alacağının muaccel olmadığını, faiz istenemeyeceğini zira, 2004 yılı genel kurulunun 14. maddesinde ödemelerin 36 ay içinde ödenmesi konusunda yönetim kuruluna yetki verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 2001 yılında ihraç edilen davacının alacağının 2001 yılı bilançosunun görüşüldüğü 19.01.2002 genel kurulundan bir ay sonra muaccel olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile takibin 6.746,63. YTL'si asıl ve 9.025,1 l. YTL'si işlemiş faiz olmak üzere ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 12 ve daha sonra değişen ve değişecek olan yasal faiz oranları uygulanmak suretiyle devamına, davalının asıl alacak miktarı üzerinden inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Karar: 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edilen davacının, çıkma payının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının yapmış olduğu ödemelerin tamamının iadesine karar verilmiştir.
Oysa, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17/1. maddesi gereğince, kooperatiften ayrılan ortağın, ayrıldığı yıla ait genel kurulda kabul edilerek kesinleşen bilançoda belirtilen genel giderlerden (masraflardan) hissesine isabet eden meblağ düşüldükten sonra yatırdığı aidatların bakiyesini talep etme hakkı vardır. Bu itibarla mahkemece, bilirkişilere kooperatifin defter ve kayıtları ile kesinleşen bilanço üzerinde inceleme yaptırılarak, bu bilançoda belirtilen genel giderlerden davacının hissesine isabet eden masraflar düşüldükten sonra yatırılan aidat bakiyesinin iadesine karar verilmesi gerekirken, davacının yatırdığı aidatların tamamının tahsili doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy