(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.11.2006 tarih ve 2005/1936-2006/1791 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı aleyhine ödenmemiş aidat borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı ve ödeme def'i nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalının icra takibine itirazında hem yetki hem de borca itiraz ettiği, bu durumda davacının yetki itirazının da ayrıca kaldırılmasını istemesi gerektiği, oysa dava dilekçesinde borcun esası ile ilgili açıklamalardan sonra itirazın haksızlığını dile getirdiği ve yetki itirazının kaldırılmasından hiç bahsetmediği, bu durumda yetki itirazının benimsenmiş olduğu, bu durumda geçerli bir takipten bahsedilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.80.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy