(1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.12.2006 gün ve 2004/978 - 2006/699 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Opet Petrolcülük A.Ş. ile akdettiği taşıma sözleşmesi gereğince Irak Askeri Departmanına gönderilecek akaryakıtın daimi taşıma işini üstlendiğini, davalıların malik ve sürücüsü olduğu 73 AH 150/151 plakalı araca bu amaçla 21.730 Kg kurşunsuz benzin yüklendiğini, aracın seyir halinde iken kaza yaptığını ve yükün 16.190 Kg.nın zayi olduğunu, akaryakıt yükünün gümrüklenmiş mal olduğunu ve gümrük mevzuatı gereğince yurt dışı edilmesinin gerektiğini, olayın gümrük müdürlüğüne bildirildiğini, gümrük müdürlüğünün tankerin kaza yerinden ayrılması sebebiyle hasarın kaza sonunda meydana geldiğinin tesbitinin mümkün olmadığı ve kazanın oluş biçimine göre vergilerin tahsilinin gerektiği belirtilerek 6.528.000.000.-TL.sı KDV, 579.000.000.-TL.sı gümrük vergisi, 23.369.000.000.-TL.sı ÖTV olmak üzere toplam 30.476.000.000.-TL.sını müvekkilinin ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.476.000.000.-TL.sının kusurları oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında sözleşmenin bulunmadığını, ikametgahları itibariyle Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, davacının taşınan benzin yükü için sigorta bedeli için 60.000.000.-TL.sını müvekkilinden alarak sigorta yaptığını, mali mesuliyet sigortasından zararını karşılayabileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve bütün dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 30.476 YTL.sının 17.09.2004 gününden itibaren faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, üst taşıyan olan davacının, alt taşıyan olan davalıların yaptığı kaza sonucu zayi olan akaryakıt yükünün gümrüklenmiş mal olması nedeniyle, gümrük mevzuatı gereğince yurt dışı edilmemesi nedeniyle Gümrük Müdürlüğü tarafından mevzuat gereğince davacıdan tahsil ettiği KDV, gümrük vergisi ve ÖTV.nin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Davalılar savunmalarında, kazanın gerçekten olduğunu, buna ait olarak kaza tutanağının düzenlendiğini, Gümrük İdaresinin Gümrük Mevzuatı gereğince tahsil edilmemesi gereken vergileri tahsil ettiğini, davacının kendisinden haksız talep edilen vergileri ödememesi gerektiğini, eğer itiraz yada dava açmış olsaydı, bu vergilerin iptal edileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dosya kapsamından davacı şirketin Mersin Vergi Mahkemesi'nin 2005/315-1315 s. dosyasında işbu davaya konu vergilerin haksız tahsil edildiği gerekçesiyle alacak davası açtığı ancak, davanın süresinde açılmadığından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Vergiye konu taşınan akaryakıtın kaza sonucu zayi olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. O durumda davacı şirketin, kaza sebebiyle taşınan akaryakıtın zayi olması sonucu Gümrük Mevzuatı gereğince doğan vergilerin Gümrük İdaresi tarafından talep edildiği zaman süresinde bu işlemin iptali için dava açmış olsaydı talep edilen vergileri ödemek durumunda kalıp kalmayacağı, dolayısıyla davalılara rücu imkanının doğup doğmayacağı çözülmesi gereken en önemli husustur. Bu itibarla mahkemece, olay Vergi Hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğinden, Gümrük Mevzuatı ve Vergi Hukuku'nda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, dava konusu kazanın vergiyi doğuran olay niteliğinde olup olmadığının, bunun sonucu olarak davacının ve dolayısıyla davalıların zayi olan akaryakıt sebebiyle ödemeleri gereken vergi borçlarının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy