(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 66) (4721 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 09.12.2006 tarih ve 2006/352-2006/362 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 10.980.00 YTL. nin altında bulunduğundan HUMK. nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin Lugoj ve Star gemilerinin acenteliğini yaptığı dönemde anılan gemilerin Tuzla tersanesine gelip, bakım ve onarım gördüğünü, davalı taraf tarifesinin 5. maddesinin (h) ve (i) bentleri uyarınca hiçbir ticari işlemde bulunmayıp, tamir ve bakım için limana gelen gemilerden fener ve tahlisiye ücreti alınmaması gerekirken alındığını, haksız olarak tahsil edilen paranın istirdadı amaçlı olarak başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sebepsiz zenginleşme davalarında dava açma süresinin öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu, davacının dava konusu alacakları için müvekkiline 28.02.2000 tarihinde başvurduğu halde 31.02.2002 tarihinde icra takibine giriştiğini, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek, reddi ile birlikte %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının uyuşmazlığı konu bedeli hataen ödediğini iddia ettiği, BK'nun 66 ncı maddesine göre bu istemin istirdada hakkı olduğunu ıttıla tarihinden itibaren 1 yıl sonra zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği, davacı şirket yetkilisi tarafından davalıya 28.02.2000 tarihinde başvurulduğu, icra takibinin 31.01.2002 tarihinde başlatıldığı, 1 yıllık sürede açılmayan davada zaman aşımının gerçekleştiği, her ne kadar 28.02.2000 tarihli dilekçenin davacı temsilcileri tarafından imzalanmadığı savunulmuş ise de davacı vekilinin daha önce çektiği ihtarnamede 28.02.2000 tarihinde başvurulduğunun kabul edildiği, daha sonra imza inkarının MK'nun 2 nci maddesiyle bağdaşmadığı, esasen anılan dilekçenin davacı şirketin antetli kağıdına yazıldığı, kaşesinin basıldığı, dilekçenin bu şekilde davalıya verildiği, imzanın yetkililere ait olmadığının ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davanın zaman aşımı edeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy