(6762 S. K. m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.12.2006 tarih ve 2006/185-2006/696 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıya kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı iken meydana gelen kaza nedeniyle pert total işlemi yapıldığını, hasar bedelinin talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini, tahsil için başlatılan takibe davalının kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın 30.000.-YTL üzerinden sigorta edildiğini, ancak hasar tarihinde aracın değerinin 23.000.-YTL olması nedeniyle, bu miktarın davacıya ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait aracın 30.000.-YTL bedel üzerinden davacı tarafından kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı iken meydana gelen kazada aracın tam hasarlandığı, riziko tarihinde araç rayiç değerinin 26.000.-YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen reddine, takibin 3.000.-YTL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağının oluşturan 25.04.2005 tarihli sigorta poliçesi incelendiğinde dava dışı Akbank Sefaköy Şubesi'nin sigortalı araç üzerinde rehin alacaklısı olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı banka, TTK. nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı Yasa'nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
O halde, sigorta ettiren ancak malın mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur. Buna göre, mahkemece yapılacak iş davacılık sıfatının araştırılması bakımından davacı tarafa asıl dava ve talep hakkına sahip sigortalı Akbank Sefaköy Şubesi'nden açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğunu belgelendirmesi için süre verilmesi ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esas yönünden değerlendirilmesi gerekirken, taraf sıfatına (husumet) ilişkin olan ve mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy