(1086 S. K. m. 337)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28/12/2006 tarih ve 2005/603-2006/531 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.10.2008 gününde davacı avukatı Ayşegül D. ile davalı avukatı Kamil Ö. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 28.09.2000 tarihinde davalı ile müvekkili şirket arasında Avrupa pazarı ve Rus pazarı için otel acente sözleşmesi ve bu sözleşmelere ek olarak birer adet Hotel P. H. 2001 yılı Kontenjan Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin pazarlama faaliyetine geçerek sözleşme ve taahhütlere girdiğini, ancak davalı tarafın 14.04.2001 tarihinde 2001 yaz sezonunda tesislerinde yaşadıkları yoğun satışlar nedeni ile 01.05.2001-15.10.2001 tarihleri aralığını etkileyecek satışların durdurulduğunun müvekkiline bildirildiğini, yerleşik uygulama gereği davalının hiçbir zaman turizm sezonunun en yoğun olduğu dönemler olan 01.05.2001-15.10.2001 tarihleri arasında STOP SALE bildiriminde bulunamayacağını, gerçekte davalı tarafın iddia ettiği gibi bir yoğun doluluk olmadığı halde müvekkili ile sözleşme yapmasına rağmen çalışmak istememesinden veya oteli kendi menfaatleri doğrultusunda sonraki tarihlerde başka acentelerle anlaşmasından dolayı davalının satış durdurma bildiriminde bulunduğunu, müvekkilinin, sözleşmenin 7/b maddesi gereğince cezai şart ile sözleşme ve ek kontenjan sözleşmesi hakkı bulunduğunu iddia, ederek, 29.728 YTL'nin 21.04.2001 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu sözleşmelerden müvekkili şirketin bilgisi olmadığı gibi sözleşmelerin uygulamasının da olmadığını, yasal dayanaktan yoksun olan tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını, iddia edilen sözleşmede durdurma halinde bir cezai şartın uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu sözleşmeyi davalı şirketin otelinde ön muhasebede çalışan Burak Y.'ın imzaladığının ihtilafsız olduğu, davalı şirketin matbu evrakının kullanılması, şirket kaşesinin sözleşmelere basılması, Burak Y.'ın yapmış olduğu bu işlemlerden dolayı davalı şirketin bir işlem de yapmamış olması dikkate alındığında, sözleşmelerin davalı şirketi bağlayacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin 7/b maddesinde sözleşmenin otel tarafından tek taraflı feshedilmesi halinde davalı şirketin verdiği kontenjanın 1 aylık tutarını cezai şart olarak 7 gün içinde itirazsız olarak acenteye ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ayrıca sözleşmede davalı şirketin katalog katkı payı olarak duble bir odayı bir hafta süre ile davacı şirkete ücretsiz kullandıracağı kararlaştırılmış olup, sözleşmenin tek taraflı feshi nedeniyle oda ücretinin katalog katkı payı olarak davacı tarafından talep edilebileceği gerekçesiyle, 23.037,68 YTL'nin 06.09.2002 temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, taraflar arasındaki otel acente sözleşmeleri ve kontenjan sözleşmelerinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek, tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, dava konusu sözleşmelerden müvekkilinin haberi olmadığını, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Dava konusu sözleşmeler davalı şirket adına dava dışı Burak Y. isimli şahıs tarafından imzalanmış olup, sigorta kayıtlarına göre Burak Y.'ın Şubat 2000'den 29.09.2001 tarihine kadar davalı şirkete ait otelin ön muhasebesinde çalıştığı anlaşılmakta olup, esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. 14.03.1997 ve 28.02.2000 tarihli davalı anonim şirket genel kurullarında yönetim kurulu başkanı seçilen İsmail Koç'a münferiden şirketi temsil yetkisi verildiği Ankara 38. Noterliği'nin 14.06.2000 tarih ve 20313 yevmiye numaralı imza sirkülerinde belirtilmiştir. Burak Y.'ın davalı şirket adına sözleşme imzalama yetkisi olduğuna dair bir genel kurul kararı veya yönetim kurulu kararı veyahut bir vekaletname ise ibraz edilmemiştir. Mahkemenin kabulünün aksine, otel muhasebesinde bulunması olağan olan şirket kaşesinin sözleşmelere basılması, davalı şirketçe kasada muhafazası zorunlu olmayan matbu evrakın kullanılmış olması, dava konusu sözleşmelerin davalı şirket açısından bağlayıcı olması açısından yeterli delil kabul edilemez. Ancak, sözleşmeleri davalı şirket adına imzaladığı iddia edilen Burak Y.'ın davalı şirketi temsil yetkisi olduğuna dair bir karar olmamakla birlikte, adı geçen şahsın şirket adına daha önceden benzer nitelikte sözleşme imzalaması ve bunların davalı şirket tarafından benimsenmesi halinde, Burak Y.'ın şirketi temsil yetkisi olduğunu kabul etmek mümkün olabilecektir. Mahkemece, davalı şirkete ait tüm kayıtlar üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, Burak Y. tarafından davalı şirket adına imzalanmış benzer nitelikte sözleşmeler bulunup bulunmadığı, bu sözleşmelerin davalı şirket tarafından benimsenip benimsenmediği, dolayısıyla Burak Y.'ın dava konusu sözleşmeler bakımından da davalı şirketi temsile yetkisi olup olmadığının araştırılması, ayrıca davacı tarafın delil listesinde yemin deliline de dayandığı gözetilerek hangi konuda davalı tarafa yemin teklif edeceği sorularak, en son yemin teklif hakkının hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle Burak Y.'ın imzaladığı sözleşmenin davalı şirketi bağlayacağı sonucuna varılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 550,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy