(6762 S. K. m. 947, 1062)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.12.2006 tarih ve 2004/76-2006/748 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı C. Tarım Ür. Nak. Day. Tük. Ma. Gübre Orman Ürün. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait üre gübresi emtiasının Ukrayna'dan Mersin'e taşınması işinin davalı tarafından Saratoga Gemisi ile yapıldığını, tam ve hasarsız olarak teslim alınan emtianın varma yerinde fuel oil deposundan gübre ambarına sızıntı olması nedeniyle hasarlı olarak teslim edildiğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75.909.216.130.TL.sının dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A- Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili, 22.03.2004 tarihli dilekçesi ile, müvekkili tarafından Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığını, müvekkili tarafından sigortalıları 17.03.2004 tarihinde zararın ödendiğini, sigortalılarının haklarına kanunen halef olduklarını ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 31.369.000.000.TL.sının ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı C. Tarım Ürünl. Ltd. Şti.ne sigortacısı A. Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından ödeme yapıldığından işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, hasarın makine personelince tanktan tanka yapılan sintine operasyonu sırasında sintine suyunun yanlışlıkla ambara basılması sonucu meydana geldiğini, bu nedenle TTK.nun 947.maddesi gereğince müvekkilinin gemi personelinin kusurundan doğan zarardan sorumlu olmadığını, yoksa geminin yüke ve yola elverişli olduğunu,müvekkilinin sorumluluğuna karar verilecekse konşimentonun arka sayfasında yer alan 11.madde hükmü gereğince sınırlı sorumlu olduklarını savunarak,davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasara gemi adamlarının teknik kusurunun neden olduğu davalının bu nedenle sorumlu olmadığı, yapılan işleminin geminin teknik idaresi ile ilgili olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı C. Tarım Ürünl. Ltd. Şti. vekili ve A. Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yolu ile yapılan taşıma sonrasında hasarlı ve eksik teslimden doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının, satın aldığı üre gübresi yükü Ukrayna'dan Mersin'e davalı gemi tarafından taşınmıştır. Davacı, geminin 3 numaralı ambarında bulunan emtianın yağlı yakıt kokan sıvı ile ıslanması nedeniyle eriyerek eksik teslim yapıldığını iddia etmiştir.
Deniz taşımalarında da taşıyıcı, tam ve sağlam aldığı emtiayı alıcısına aynı şekilde teslim etmek yükümlülüğü altındadır. Geminin teknik idaresindeki bir kusurdan söz edebilmek için zarar, gemideki bir eksiklik ya da özürden değil taşıyanın adamlarının veya gemi adamlarının kusurlu bir hareketinden ileri gelmeli ve bu kusur yüke değil, gemiye gösterilmesi gereken özene ilişkin olmalıdır. Kusurun gemiye gösterilen özenle mi yoksa, yüke gösterilmesi gerekenle mi ilgili bulunduğunu ayırt etmenin güçlüğü karşısında gemide yük bulunmasa dahi alınması gereken tedbirlerden olup olmadığı, cihazların tahsis gayesi, Korumanın amacının yükle mi yoksa, gemiyle mi ilgili olduğu gibi fikir ve kıstaslar kullanılmıştır (Bkz.Dr.M.Sami Okay Deniz Ticaret Hukuku, cilt II, İst.1971, Sf. 218 - 219). T.T.K.nun 1062/2 nci maddesindeki zarar, geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak alınan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz şeklindeki yasal düzenlemeye göre; donatanın sorumluluktan kurtulabilmesi için; meydana gelen zarar, gemi adamlarının geminin sevki veya teknik idaresindeki kusurundan veya yangından kaynaklanmalıdır ve bu kusurlar daha ziyade yükün menfaati icabı alınan tedbirlere ilişkin olmamalıdır ve oluşumunda kendisinin (donatanın) kusuru bulunmamalıdır.
Dava konusu emtianın fuel oil ile karışık su ile eridiği tartışmasız olup, bu hasarın neden meydana geldiği uyuşmazlık konusudur. Davadan önce davacı tarafından yaptırılan Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/15 esas sayılı D.İş. dosyasında alınan bilirkişi raporunda, hasarın ambarın sağ ve sol tarafında mevcut bulunan borulardaki yakıt sızıntısı ile meydana geldiği belirtilmiş, davalı tarafından yaptırılan Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/23 esas sayılı D.İş. dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise hasarın, gemide, gemi evrakları üzerinde yapılan incelemeler ve gemi personeli ile yapılan görüşmeler neticesinde, makine personelince tanktan tanka yapılan sintine operasyonu sırasında yanlışlıkla sintine suyunun ambara basılması sonucu ambardaki sintine kuyusundan başlayarak ambardaki yüklere doğru sintine suyunun sirayeti sonucu oluştuğu, sintine suyu içinde yağ, yakıt ve su bulunmakla yükteki hasarın yağlı kısmen yakıt kokan ve ıslanma ürünü olduğu belirtilmiş, yine dosyada bulunan 30.1.2004 tarihli ekspertiz raporunda, hasarın ve eksikliğin nedeninin taşıma esnasında tuzlu suyun ve su tankından sızan suların emtiaya sirayeti ile gübre emtiasının eridiği belirtilmiş bulunmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporları ise karar vermeye elverişli değildir. Zira, alınan 08.06.2005 tarihli ilk bilirkişi raporunda teknik kusur açıklanarak, yukarıda açıklanan Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/23 esas sayılı D.İş. dosyasında alınan bilirkişi raporu esas alınarak hasarın sintine suyunun ambara basılması sonucu oluştuğu mütalaa edilmiş ancak bu sonuca ulaşma nedenleri tartışılmamıştır. Daha sonra alınan 10.04.2006 asıl ve 08.11.2006 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, IMO Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından ,uluslararası sularda gezen tüm gemilerin denizi kirletmesini önlemek amacıyla 1973 ve 1978 yılında üye ülkelerce imzalanan anlaşma çerçevesinde benimsenen kurallar ve uygulamaların yer aldığı MARPOL 73/78 ANNEX I Kural 16 dan bahsedilerek, buna göre 400 gros tondan büyük bütün gemilerin yeterli büyüklükte bir kirli su tankının olması gerektiği makine sintinesinde biriken yağ, mazot gibi kirli sıvıların bu tanka aktarılacağı ve burada biriktirilen sintine suyunun uygun bir limanda sahile ve barca tahliye edilmesi gerektiği ve bütün bu işlemlerin tarih, saat ve yer olarak yağ kayıt jurnaline kaydedileceğini ancak, dosyada bununla ilgili her hangi bir bilgi ve belgenin olmadığı da açıklanarak,soyut olarak dosyada bulunan mevcut belgelere göre değerlendirme yapıldığı belirtilerek hasarın, sintinedeki suyun kirli su tankına aktarılması işlemi sırasında makine dairesinde bulunan valfin yanlış açılması sonucu kirli su tankına gitmesi gereken yağlı suyun 3 nolu ambara giden sintine devresine verildiği ve böylece yağlı ve kirli suyun ambar tabanında bulunan sintine kuyusundaki çalparadan çıkarak ambar içerisine dolması neticesi ambar tabanında kalan yükün yağlı ve mazotlu suyla ıslanmak suretiyle meydana geldiğini mütalaa etmiştir. Ne var ki, ikinci bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, bu yönde gemi jurnal kayıtlarında, açıklanan şekilde işlem yapıldığına dair kayıt bulunmamaktadır. Hasar veya kayıp halinde sorumluluğunun ortadan kalkabilmesi için kusursuzluğun kanıtlanması gerekir. Bu itibarla, yasa ve doktrindeki tanımlar, açıklamalar çerçevesinde ve davacı vekilinin itirazlarının yeni oluşturulacak yeni bir bilirkişi kuruluna incelettirildikten sonra, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ve ayrıca gerektiğinde TTK. nun 1062/3. maddesinin dikkate alınması gerekirken, eksik incelemeyle soyut olarak belirtilen dosyada mevcut ve diğer belgeler şeklindeki açıklamaya dayalı bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı C. Tarım Ürünl. Ltd. Şti. vekili ve A. Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 14.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy