(5846 S. K. m. 2, 11 18, 52, 70)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4 Nolu Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nce verilen 07/12.2006 tarih ve 2006/55-2006/7 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.10.2008 gününde davacı avukatı Haluk Demirkılıç ile davalı avukatı Funda Cinoğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, profesyonel fotoğraf sanatçısı olan müvekkilleri ile davalı arasındaki şifahi anlaşma gereği yazarı Artun Ünsal olan "Süt Uyuyunca Türkiye Peynirleri" isimli kitabın fotoğraf ve dialarının müvekkillerince çekildiğini, davalının da Ekim 1997'de kitabı basıp dağıttığını, fotoğrafların kitapta yer alması karşılığı davalı tarafından davacıların ortağı olduğu limited şirkete 2.242.500.000-TL ödendiğini, 2004 Yılı Mart ayında ilk çıkan kitabın biraz farklı ve daha küçük boyuttaki benzerinin piyasada satışı yapıldığını, yeni bası kitaplar içinde müvekkillerince çekilen fotoğrafların 55 adedinin konulduğunu, müvekkillerinden izin almayan davalının kitapta davacıların ismine de yer vermediğini ileri sürerek, 10.000-YTL maddi, 20.000-YTL manevi tazminatın 2000 Yılı Mayıs ayından itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, ıslah dilekçesi ile de, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılara ait fotoğrafların FSEK. kapsamında korunacak "eser" vasfını haiz olmadığını, müvekkilince yayınlanan kitaplar için çekilen peynir fotoğraflarının deneyimli bir fotoğrafçının olağan hazırlığı sonucu ortaya çıkan fakat bireysel nitelik arz etmeyen fotoğraflar olduğunu, maddi ve manevi tazminat ödenmesini gerektiren bir durum olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu kitapta yer alan fotoğrafların "sahibinin hususiyetini yansıttığı" görüşü fotoğrafçılık konusunda uzman bilirkişi tarafından açıklanmış olup, raporun dava konusu fotoğrafların eser olduklarının kabulü için yeterli görüldüğünü, davalı taraf her ne kadar FSEK.nun 18 inci maddesi gereğince proje sahibi olarak fotoğraflar üzerindeki hakların müvekkili tarafından kullanıldığını iddia etmiş ise de, dava konusu fotoğraflardan doğan mali hakların FSEK.nun 52 nci maddesine uygun biçimde davalıya devredildiğine dair bir belge bulunmadığı gibi, FSEK.nun 11 inci maddesinde yer alan eser sahipliği karinesi gereği de davacıların birlikte eser sahibi olduğu, bu nedenle davalı itirazının yerinde görülmediği, eser sahibi olan davacılardan izin alınmadan fotoğrafların davalı tarafından kullanılması nedeniyle FSEK.nun 70 inci maddesi gereğince davacıların manevi haklarının da ihlal edildiği gerekçesiyle, 3.037.31-YTL maddi tazminat ile takdiren 10.000-YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu fotoğrafların FSEK.nun 2/3. maddesi anlamında eser niteliğinde olduklarının saptanmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (1) ve (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece FSEK.nun 18. maddesi uyarınca çalıştıran kişilerin mali hakları kullanma yetkisine sahip olabilmesi için aynı Yasa'nın 52. maddesine göre taraflar arasında yazılı sözleşme bulunması gerektiği kabul edilmiş ise de, FSEK.nun 18. maddesine göre çalıştıran veya tayin edilene tanınan mali hakları kullanma yetkisi; koşulların varlığı halinde, kanundan doğan bir yetkinin kullanılması hakkı olup, taraflar arasında aksine ilişkin bir sözleşmenin bulunmaması halinde yasa gereği kendiliğinden kazanılır.
Bu nedenle, davalı tarafın FSEK.nun 18. maddesine dayalı savunmasının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında FSEK.nun 52. maddesine uygun bir sözleşme bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
3- Ayrıca, davalı tarafça çoğaltılıp yayınlanan dava konusu kitabın 1.baskısında davacı adlarına anılan kitap künyesinde açıkça yer verildiği halde dava konusu baskılarda ise, davacıların fotoğraf eserlerinin sahibi olarak adlarının kitap künyesinde belirtilmeyip, sadece önsöz bölümünde adlarının belirtilmesi nedeniyle, davacıların FSEK.nun 15. maddesindeki adın belirtilmesi yetkisinin ihlali sonucunda FSEK.nun 70/1. maddesi uyarınca manevi hak tazminatına hak kazandıklarına ilişkin mahkeme görüşü isabetli ise de, hükmedilecek tazminatın amacına uygun olarak hak ve adalete uygun bir şekilde tespit edilmesi gerekir.
Davacıların ihlal edilen manevi hakkının niteliği, ihlal tarihi ve ihlalin biçimi itibariyle yasaya uygun olmamakla birlikte davacıların adlarının kitap nüshalarının önsözünde dahi belirtilmiş olduğu göz önüne alınarak daha makul miktarda bir tazminata hükmedilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 550.00-YTL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 23.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy