(6762 S. K. m. 1283) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.12.2006 tarih ve 2004/454-2006/526 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait DAF marka tırın davalı sigorta şirketine kasko sigortalı olduğunu, 22.02.2004 günü sabah saatlerinde Yozgat ili Sarıkaya ilçesi yakınlarında havanın soğuk olması nedeniyle fren sisteminin sıkışması üzerine, lastiklerinin asfalta sürtünerek alev almasıyla yanarak hasarlandığını, lastiklerin patlamasını fark eden sürücünün trafik güvenliğinin sağlamak için 100 metre daha giderek aracı güvenli yere park ettiğini, davalının oluşan hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek, 34.918,65.-YTL'nm reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, lastiğin patladığını fark eden sürücünün yola devam etmesi sonucunda oluşan hasarın teminat kapsamında bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, havanın soğuk olması sonucunda hava ile çalışan fren sisteminin işlevini yerine getirmediği, bu nedenle fren balatalarının fren kampanalarına basılı kaldığı, balataların sürekli şekilde kampana yüzeyinde sürtünmesi sonucunda çıkan yüksek ısının alevli yangına neden olduğu, olay yerinin tepe üstünde olduğu, lastiğin patladığını fark eden sürücünün durması halinde tek şerit yolun sağ tarafının kapanacak olması, olayın meydana geldiği tarih ve saat itibariyle gizli buzlanma olayının ortaya çıkabilecek bulunması dikkate alındığında, sürücünün 100 metre daha giderek aracı güvenli yer olan Tepedoğan köyü sapağına park etmesinin yerinde davranış olduğu, toplam hasarın ise 32.709,04.-YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan meblağın reeskont (yasal) faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK'nun 1283/1. maddesine göre sigorta şirketi, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararları tazmin ile zorunludur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Gerçek zarara ilişkin olarak ise, eksper raporu baz alınarak rapor düzenlemiştir. Eksper raporundaki hasar miktarının 27.041,56 YTL olduğu, 4.867,48 YTL KDV ilavesiyle 31.909,04 YTL bulunduğu, bu meblağa 800,00 YTL çekici faturası ilavesiyle davacı gerçek zararının 32.709,04 YTL olduğu belirtilmiştir.
Ancak, dosyadaki eksper raporu incelendiğinde, 800,00.-YTL'lık çekici masrafı dışında davacı gerçek zararının 27.153,36.-YTL olduğu ve bu meblağa KDV'nin eklenmiş bulunduğu anlaşılacaktır.
Bu durumda, mahkemece, yeni oluşturulacak bir bilirkişi kurulu veya önceki bilirkişi heyetinden, davacı tarafın gerçek zararını belirleyen, Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy