(6762 S. K. m. 140, 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.03.2007 tarih ve 2004/501-2007/66 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.07.2008 gününde davacı asillerden M. Akif Uysal ve vekili Halil Yıldız ile davalı asil Levon Akça ve avukatı H. Hüseyin Çitfçi geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar ve avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı Levon Akça'nın dava dışı Akçagül Ltd. Şti.'ni 15.09.2000 tarihinde kurduklarını, şirket sermayesinin 2/3 ünün müvekkillerince nakden 1/3'ünün ise davalı tarafından 11 parsel nolu taşınmazı konularak ayni olarak karşılandığını, davalının şirketin faaliyetini sürdürdüğü bu taşınmazı dava dışı bir kişiye (405.000)YTL'ye sattığı halde hileli yollardan şirketi zararda göstererek müvekkillerine (50.000)'er YTL'den hisse devri yaptırdığını ileri sürerek, (170.000)YTL'nin 28.07.2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 25.06.2004 tarihli dilekçeyle de davacılardan M. Akif Uysal'ın hisse devri yaptıkları davalı eşi Ojeni Akça'yı davaya dahil etmiştir.
Davalı vekili, davacıların sermaye koyma borcunu yerine getirmemeleri nedeniyle müvekkillerinin ayni sermaye olarak koyduğu taşınmazını şirkete devretmediğini, paylarını müvekkiline ve eşi olan dahili davalıya devreden davacılara taraf sıfatının bulunmadığını taşınmazın şirket malvarlığına dahil olmadığını, TTK'nun 140. maddesine göre böyle bir davanın şirket tüzel kişiliğine açılabileceğini, taşınmazın gerçek değerinin önem taşımadığını savunmuştur.
Mahkemece, şirket ticaret sicil dosyasına, tapu kayıtlarına, mübrez belgelere ve bilirkişi raporlarına dayanılarak davacıların 1/3'e tekabül eden (40.000)'er YTL nakdi sermaye borcunu yerine getirdikleri, davalının aynı miktara ilişkin ayni sermaye borcun ifa etmediği, TTK'nun 140. maddesince şirket ortaklarının sermaye taahhüt borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle dava açma ve zararın tazminini isteme hakkının bulunduğu,-TTK'nun ve zararın tazmini isteme 520/3 maddesine göre ayni sermayeye tekabül eden payların üç yıl geçmedikçe devredilemeyeceğinden davalının 18.07.2003 tarihinde, ayni sermaye olarak taahhüt ettiği taşınmazı satmasının yasaya aykırı olduğu, taşınmazın dava; tarihindeki değeri olan (469.595,44)YTL'nın 1/3'ünün davacılarca istenebileceği bunun (100.000)YTL'sinin önceden ödendiği, sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen davalının taahhüde konu taşınmazı satmasının sebepsiz zenginleşme doğurduğu, dahili davalıya husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalı Levon Akça yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Levon Akça vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı Akçagül Ltd. Şti'ndeki 1/3'er payını diğer ortak davalıya ve daha önce şirket ortağı olmayan dahili davalı davalı eşi Ojeni Akça'ya devreden davacılarca şirketin durumu konusunda yanıltılarak düşük bedelle paylarını devre yöneltildikleri, oysa, davalının ayın olarak taahhüt ettiği taşınmazı satıştan sağladığı kazançla haksız ve sebepsiz zenginleştiği iddiasına dayalı açılan alacak istemine ilişkindir.
Tarafların ortağı bulundukları şirket 15.09.2000 tarihinde (120) milyar sermaye ile kurulmuş, davacılar 1/3 sermaye paylarını nakden taahhüt ve bilahare ifa ederler iken davalı ise 1/3 payını adına kayıtlı ve o tarihte arsa niteliğinde olan (11) parsel sayılı taşınmazını ayni sermaye olarak taahhüt etmiş, ancak bu taşınmazı şirkete devretmeyerek sermaye koyma borcunun yerine getirmemiştir.
Davacılar dava dışı şirketteki 1/3'er paylarının tamamını TTK'nun 520. maddesince aranan şekilde noter sözleşmesiyle ve nominal değer olan (40)'ar milyar TL bedel göstererek davalıya ve eşine devretmişlerdir.
03.07.2003 tarihli pay devrinden sonra dava dışı şirket davalı ve dahili davalıdan oluşan iki ortaklı hale gelmiş ve davalı Levon Akça sermaye payı olarak taahhüt ettiği ve şirkete ferağ vermeyecek maliki olmaya devam ettiği geçen zaman içinde üstünde otomobil servis istasyonu tesisi inşa edilmiş olan taşınmazı dava dışı bir kişiye 18.07.2003 tarihinde (98) milyar TL bedel üzerinden satarak devretmiştir.
Davacılar taşınmazı satın alandan gerçek satış bedelinin (405)milyar olduğunu öğrendiklerini, oysa hisse devir bedeli olarak devralanlardan (50)'şer milyar TL aldıklarını, şirketin zararda olduğuna inandırılarak paylarını düşük bedelle devretmekten doğan zarardan davalı ve dahili davalının sorumlu olduklarını öne sürerek, (170) milyar TL.nın tahsili istemiyle bu davayı ikame etmişlerdir.
Limited şirketi paylarının devri sözleşmesi ve buna dayalı şirket işlemlerinin iptali ilgililerce şirketler hukuku ve borçlar hukukundaki özel sebep ve hallere dayanılarak dava edilebilir.
Tarafların ortağı bulundukları limited şirketin kuruluş anasözleşmesinin 9. maddesince kurucu ortakların tamamı müdür olarak seçilmiş, müdürlerden ikisinin imzası île şirketin temsil ve ilzamı konusunda müşterek yetki kuralı öngörülmüştür.
Şirket müdürü olan davacılar değinilen anasözleşme hükmü uyarınca birlikte hareket ederek şirket adına ortak yararlara dönük iş ve işlemlere tam olarak yetkili oldukları halde ortaklıkları süresince TTK'nun 140/4 maddesi gereğince şirket adına davalının sermaye koyma taahhüdünü yerine getirmesini talep ve dava etmedikleri gibi, davalıyı haricen dahi olsa bu edimini ifaya dahi davet etmemişlerdir.
Diğer yandan, müdür sıfatı taşıyan davacılar şirketin durumunu, öz varlığını, paylarının rayiç değerini bilecek ve bilebilecek duruma, araçlara ve yetkiye sahip bulunmaları karşısında paylarını denetmelerine ilişkin sözleşmenin iptalini istemeden, gabin, hile gibi başkaca hukuki mülahazalarla zararın tazminini devralanlardan isteyemezler.
Şirketteki paylarını tüm hak ve yükümlülükleriyle devreden davacı ortakların devir tarihinden sonraki gelişmelere dayanarak devir işleminin iptalini istemeksizin zararlarının tazmini iddiası ile açtıkları böyle bir davanın dinlenilebilirlik mahiyeti olmadığı düşünülmeden yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Levon Akça vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy