(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çankırı Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2006 tarih ve 2006/751-2006/893 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigorta sözleşmesi ile sigortalı müvekkiline ait aracın, kaza yapması sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminat inin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşınmazının üçüncü kişinin borcu sebebiyle müvekkili lehine ipotek edildiğini, borçlu Y. Ö. hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davacının da ipotek borçlusu olduğunu, müvekkili kayıtlarında hasar bedelinin acentelik borcundan kaynaklı alacaklarına mahsup edilerek takas işleminin yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar. Dairemizce ... davaya konu aracın iş Bankası lehine rehinli olduğu, bu sebeple İş Bankası A.Ş.'nin rehin hakkı sahibi olarak sigortalı durumunda olduğu ve davacının aktif dava ehliyetinin var olduğunun tesbiti için, asıl dava ve talep hakkına sahip sigortalı İş Bankası A.Ş.'nin davaya muvafakati veya icazetinin olup olmadığının tesbiti ile sonuca göre karar verilmesi gerektiği... gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, gerekli araştırma yapılmış ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacak üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kasko sigortasının, bir meblağ sigortası olmayıp, gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olduğu dikkate alındığında, tazminatının da önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, İ.İ.K.'nun 67. maddesi hükmündeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Öte yandan, takibin aynen devamına karar verilmekle, takip talebindeki faize faiz talebi de kabul edilmiş, dolayısıyla B.K.'nun 104/son maddesi hükmü ihlal edilmiş olup, bu maddeye aykırı yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi de yine kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy