(6762 S. K. m. 1066, 1114)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 28.12.2006 tarih ve 2005/376 - 2006/379 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.11.2008 gününde davalı avukatı Esra Y. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Abonman Poliçesi ile sigortalı emtianın davalı taşıyıcıya İstanbul'dan Cezayir'e nakledilmek üzere tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, emtianın davalı taşıyıcı tarafından temin edilen soğutuculu konteynıra, konteynır kontrol edilerek yüklendiğini ve davalı tarafından konişmento düzenlendiğini, konteynırların S. Limanı'ndaki C. A gemisine yüklendiğini, geminin limandan ayrılmasından sonra yapılan kontrolde sigortalı emtianın bulunduğu konteynırın soğutmadığının fark edildiğini, emtiada meydana gelen hasarlanma sonucu geminin 31.01.2005 tarihinden İzmir Limanı'nda tahliye edildiğini, hasarlanan 24 ton emtia nedeniyle müvekkilince sigortalısına 18.03.2005 tarihinde 23.876,00 YTL ödendiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte 23.876,00 YTL'nın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, konişmento hamilinin Vita Ferm Sarl isimli şirket olup davacının dava açma hakkı olmadığını, davacı tarafından sunulan poliçede sigortalı şirketin M. İlaç San. A.Ş. olup, P. İhracat A.Ş. isimli şirkete yapılan ödemeden dolayı dava açılamayacağını, TTK'nun 1066 ncı maddesi gereğince müvekkiline hasar konusunda ihbarda bulunulmadığını, öte yandan yükün kıymetinin yükleme başlamadan donatana bildirilmediğinden müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nun 1114 ncü maddesi hükmüne göre belirlenmesi gerektiğini, buna göre taşıyanın hasardan ötürü sorumluluğunun koli veya parça başına 100.000.-TL'nı aşamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen nakliyat abonman poliçesi ile sigortalı M. İlaç San. A.Ş.'ne ait maya emtiasının İstanbul'dan Cezayir'e 28.01.2005 tarihinde C. A gemisi ile yapılacak nakliyesinin sigortalandığı, 24 ton yaş mayanın 23 palette ambalajlanarak davalının tahsis ettiği soğutucu konteynıra yerleştirilerek S. Limanı'ndaki C. A gemisine gönderildiği, 30.01.2005 tarihinden limandan ayrılan gemideki personelin soğutma arızasını fark etmesi üzerine tutanak tutarak, konteynırı İzmir Limanı'na indirdiği, tamir uzayacağından yükün orada bırakıldığı, yükte meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, 23.875,60 YTL'nın 18.03.2005 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davacı şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı yükte meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu iddia ederek, müvekkilince sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsilini istemiştir.
Davacı sigorta şirketi, dava konusu taşıma sırasında meydana gelen hasar dolayısıyla dava dışı P. İhracat A.Ş.ne 23.876 YTL ödendiğine dair 18.03.2005 tarihli A. S. Şubesi'ne ait dekontu ibraz etmiştir. Davalı vekili de, davacı tarafından sunulan poliçede sigortalı şirketin M. İlaç San A.Ş. olup, P. İhracat A.Ş.'ne yaptığı ödemeden dolayı davacının dava açma hakkı olmadığını savunmuştur. Sigortalı şirketin P. İhracat A.Ş. olduğunu iddia eden davacı vekili tarafından sunulan Nakliyat Abonman Poliçesinde sigortalı olarak M. İlaç San. A.Ş. yazılı olup, P. İhracat A.Ş. Exporter olarak yer almaktadır. Ancak davacı sigorta şirketi tarafından gönderilen Hasar Dosyası yazılı zarf içerisinde yer alan sigorta poliçesinde ise sigortalının P. İhracat A.Ş. olduğu yazılıdır. Davacı tarafından aynı numarayı taşıyan iki ayrı sigorta poliçesinde sigortalı olarak gösterilen şirketler farklı olup, 5132-N-736-299 numaralı poliçeden dolayı 18.03.2005 tarihli banka dekontu ile ödeme yapan davacı şirkete sigortalı şirketin hangisi olduğunun tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, davacının rücu davası açma hakkı olup olmadığının değerlendirilmesi ve dava açma hakkının varlığı halinde işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konudaki davalı vekilinin itirazları da dikkate alınmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy