(1163 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2006 tarih ve 2005/627-2006/627 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 1996 yılında davalı kooperatife üye olduğunu, kooperatifin 1998 yılında yapılan genel kurulunda fazla yapılan dairelerin öncelikle üyelere satışına karar verildiğini, müvekkilinin hissesini kooperatife devrederek 1999 yılında daire satın aldığını, 500.YTL., fark ödemiş olduğunu, daire bitimine kadar ödeme yapmayacağının kararlaştırıldığını, oysa müvekkilinden 750.YTL. alındığını, tapunun teslim edilmediğini, dairedeki eksik islerin tamamlanmadığını ileri sürerek, 750.YTL.nin davalıdan tahsili, genel kurul kararı ile istenen 2.500.YTL.den borçlu olmadıklarının tespitini, eksik işler bedeli 1.000.YTL.nin tahsilini, kira bedeli l.000.YTL.nin tahsilini, dairenin tapusunun müvekkili adına tescilini, olmadığı taktirde şimdilik 5.000.YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortaklığını devrederek satılan dairelerden birini bedelini ödeyerek aldığını, bundan sonraki işlemlerin genel kurul kararları doğrultusunda yapıldığım savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 1163 S.K.'nun 2. maddesine göre kooperatifçe üyesine yapılan gayrimenkul tahsislerinde resmi şekil aranmayacağı, dairenin geçerli şekilde davacıya devredildiği, tapu kaydının devrinin ferdileşmeden sonra istenebileceği, daire bitimine kadar ödeme yapılmamasına ilişkin anlaşmanın imalat bedelini kapsar nitelikte olduğu, çevre düzenleme istemine ilişkin olmadığı, genel kurul kararı ile yapılacak işlerinde bu kapsam dışında olduğu, dairenin teslimi için bir zaman tespit edilmemiş olması nedeniyle kira bedeli istenemeyeceği, iskan raporu alınmadığından teslime hazır taşınmazdan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile dava konusu B Blok 1 nolu dairenin davacıya ait olduğunun tespitine, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatiften peşin ödeme ile daire satın alan davacının fazla ödemelerinin istirdadı, eksik işler bedeli ile kira bedeli istemi ile genel kurul kararı ile istenilen miktarlardan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının davalı kooperatif üyesiyken 11.01.1998 tarihli genel kurul kararı gereğince satılmasına karar verilen dairelerden birini, üyelik hissesini kooperatife devretmek ve ilave para vermek suretiyle satın almış olduğu, taraflar arasında yapılan 31.07.1999 tarihli sözleşme ile davacının daire bitimine kadar herhangi bir ödeme yapmayacağının ve genel kurullara katılma hakkının bulunmadığının kararlaştırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemenin de isabetli olarak belirlediği üzere, taraflar arasında yapılan sözleşme ile daire teslimine kadar ödeme yapmama keyfiyeti, imalat bedellerine yönelik olup, sözleşmede aksi düzenlenmemiş bulunması nedeniyle bunun dışında kalan masraflardan davacının sorumluluğu devam edecektir.
Davacı, dava dilekçesinde, diğer kooperatif üyelerine dairelerinin teslim edilmesine rağmen kendisine teslimin gerçekleşmediğini ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmede bir teslim süresi öngörülmemiş ise de, diğer ortaklara dairelerin teslim edilmesi ile davacının da dairesini teslim alma hakkı muaccel hale gelip, bu konuda davalı kooperatifi temerrüde düşürmesi mümkündür. Bu bakımdan dairelerin iskan raporunun alınmamış olması idari cezayı gerektirip, ortakların fiilen dairelerinde oturmalarına engel teşkil etmemektedir.
Bunun yanında davacı, dava dilekçesinde delilleri arasında keşif deliline de dayanmış olup, davacıya taahhüt edilen dairenin var olup olmadığı, ne aşamada olduğu, diğer üyelerin dairlerini teslim alıp almadıklarının belirlenerek davacı iddialarının denetlenmesi de gerekmektedir.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde inceleme yapılmak suretiyle öncelikle 12.09.2004 tarihli genel kurulda alınan aidat ödeme kararının imalat bedeli dışında yapılacak harcamalara yönelik olup olmadığının belirlenerek, daha sonra yapılacak keşif ile davacıya teslime hazır daire olup olmadığı, davacının dairesini isteme hakkının muaccel olup olmadığı ve eksiklikleri bulunup bulunmadığının belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve kapsamına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy