(818 S. K. m. 53, 100) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.12.2006 tarih ve 2004/854-2006/1423 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra isin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının Esenyurt Şubesine hesap açtırdığını, anılan şubenin müdürünün Bayrampaşa Şubesine tayini çıkması sonrasında onayı olmaksızın bu hesabın Bayrampaşa Şubesine nakledildiğini, başvurusuna rağmen paranın ödenmediğini ileri sürerek, 3.400.000.000 TL'nin avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığa konu hesaptaki paranın davacı tarafından çekildiğini, hesabın kapatıldığını, işlemlerin bilgisi ve rızasıyla yapıldığını, müvekkiline bir kusur izafe edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığa konu paranın davacının imzaladığı çekişmesiz olan dekontlar ile çekildiği, boş olarak imza atılan dekontun doldurulup çekildiği iddiasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, davalıya bir kusurun izafe edilemeyeceği, bu iddianın yerinde olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, bu nedenle ceza dosyasının sonucunun beklenmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili hesabından çekilen uyuşmazlığa konu paranın gerçekte müvekkili tarafından çekilmediğini, boş makbuza imzasını alan ve özel yakınlık tesis eden davalı banka personeli tarafından tahsil edilerek zimmetine geçirildiğini iddia etmiştir. Davalı personeli hakkında bankacılık mevzuatına aykırı usulsüz işlemler yaptığı, birçok mudiinin hesabından paralar tahsil ettiği iddiasıyla ceza davası açılmış olup, bu dava halen derdesttir. Davacı müşteki sıfatıyla davalı personeli hakkında suç duyurusunda bulunmuş, davaya esas maddi olay, davalı personelinin yargılanmasına neden olan iddianamede suç sayılan eylemler arasında sayılmıştır. Personel hakkında açılan kamu davasının mahkumiyetle neticelenişi, davalı bankanın BK'nın 100. maddesi uyarınca sorumlu olması sonucunu doğuracak niteliktedir. Bu durum karşısında, davalı personel hakkında açılan ceza davasının iş bu davanın sonucunu etkileme ihtimali bulunduğundan bekletici mesele olarak kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy