(818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.10.2006 tarih ve 2005/42-2006/300 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.01.2009 gününde davacı avukatı Rahşan Kuzu gelip, davalı avukatı tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bu ve birleşen davada, taraflar arasındaki 12.08.1997 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin telif hakkı sahibi bulunduğu Utanmaz Adam isimli televizyon oyununun 13 bölümden oluşacağının kararlaştırıldığını, ilk altı bölümün yayınlandıktan sonra davalı tarafça oyunun yayından kaldırıldığını, sözleşmenin 4 ve 5-a maddeleri uyarınca müvekkilinin yayınlanıp bedeli ödenmeyen 4 bölüm ve 1 tekrar bölüm için (26.562) ABD Doları telif hakkı, yayınlanmayan 7 bölüm için 10.000 ABD Doları telif hakkı ve bedeli ödenmeyen 11 bölüm için (68.750) ABD Doları cezai şart alacağı bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağların temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilin bildirimde bulunma yükümlülüğü olmadığından ilgi görmeyen diziyi yayından kaldırdığını, sözleşmede temerrüde düşülen bölüm başına cezai şart belirlendiğinden yayını yapılan toplam 5 bölüm dışındaki bölümler için cezai şart istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizce görev yönünden bozulmuş, mahkemenin ikinci kez davanın kısmen kabulüne dair kararı, Dairemizin 13.12.2004 tarih 2004/3133-12267 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında İsim hakkı kiralama sözleşmesi bulunduğu, davacının yayınlanan 5 bölüme ilişkin telif ücreti alacağının bulunduğu, 13 bölüm olarak yayınlanması kararlaştırıldığı halde izlenme oranlarındaki düşüklük nedeniyle 6 bölüm yayınlanmış olduğu, BK.nun 18. maddesi uyarınca sözleşmedeki gerçek amacın yayını kapsadığı, bu nedenle izlenme oranındaki düşüklük nedeniyle yayınlanmayan bölümlerin telif ücretinin istenemeyeceği, bu durumda davacının cezai şart alacağının da olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.562.USD. telif ücreti alacağının davalıdan tahsiline, müspet zarara ilişkin tazminat ve cezai şart alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, isim hakkı kiralama sözleşmesinden doğan cezai şart alacağı istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davasında, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından çekimi yapılıp televizyonda yayınlanan ve ücreti ödenmeyen dört bölüm ile bir tekrar bölümün telif ücreti ile, sözleşmenin 5/a maddesi kapsamında, yayınlanıp ücreti ödenmeyen dört bölüm ve yayınlanmayan yedi bölüm yönünden cezai şart alacağını talep etmiş olup, televizyonda yayınlanıp telif ücreti ödenmeyen dört bölüm ve bir tekrar bölümün telif ücretine yönelik taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, 13 bölüm olarak yapılması kararlaştırılan televizyon oyununun yayınlanıp ücreti ödenmeyen dört bölüm ile yayınlanmayan kalan yedi bölümü yönünden davacıların sözleşme kapsamında cezai şart alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sözleşmenin 5/a maddesinde, Taraflardan her hangi birisinin işbu sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi, sözleşme ile üstlendiği edim ve taahhütlerinden herhangi birisini yerine getirmemesi halinde diğer tarafa uğramış olduğu her nev'i maddi ve manevi zararın tazmini yanında temerrüde düşülen bölüm başına 6.250.USD. cezai şart ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Buna göre davalı tarafından çekimi tamamlanıp televizyonda yayınlanan dört bölümün telif ücreti bu dava tarihine kadar davacılara ödenmemiş bulunmasına göre sözleşmenin 5/a maddesi kapsamında davalının temerrüdü nedeniyle bu dört bölüm yönünden cezai şart alacağına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bunun yanında davacının diğer talebi, 13 bölüm olarak yapılması kararlaştırılan televizyon oyununun hiç yayınlanmayan yedi bölümü içinde sözleşmenin 5/a maddesine göre cezai şart alacağına yöneliktir.
Mahkemece bu talebe yönelik olarak sözleşmedeki gerçek amacın yayın yapılmasını kapsadığı ve izlenme oranlarındaki düşüklük nedeniyle yayınlanmayan bölümler nedeniyle davacıların cezai şart alacaklarının bulunmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin bu kabul tarzı ilke olarak doğru olup, haklı nedenlerin varlığı nedeniyle davalının yayını gerçekleştirememesi halinde cezai şart ile sorumlu tutulması mümkün değildir.
Ancak, somut olayda izlenme oranlarının düşük olması nedeniyle yedi bölümün yayınlanmadığı davalı tarafından savunulmuş ise de, bu konuda dosyaya ibraz edilmiş somut deliller bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, davalının çekimini yaparak yayınlamayı üstlendiği yedi bölümün yayınlanmamasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı konusunda taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 625.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy