(6762 S. K. m. 14, 17) (5590 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kütahya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 07.02.2007 tarih ve 2006/448-2007/27 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Adem Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının vergi mükellefi olarak gerçek usulde sarraflık işi ile iştigal ettiğini, davalının tacir olması sebebiyle ticari işletmenin sicile kayıt edilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürerek, davalının tacir olarak Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın 10.10.2002 tarihinde açıldığı, davalının 01.01.2006 tarihinde sarraflık işine başladığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, sarraflık işiyle iştigal ettiği ileri sürülen davalının ticaret siciline kaydı istemine ilişkindir.
T.T.K.'nın 14. maddesine göre, "bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; "iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." 11.06.2002 tarih ve 24782 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun 11 numaralı kararının 2. maddesinde imalatla iştigal etmekle beraber, 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsalar Birliği Kanununun 3. maddesindeki "sanayici" tanımı kapsamına girenler ile TTKnın 17. maddesi dışında kalanların esnaf ve sanatkar sayılmayacağı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen görüş doğrultusunda davalının 01.01.2006 tarihinde sarraflık işine başladığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bu rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, davanın açıldığı 10.10.2002 tarih itibariyle davalıya ait işletmenin faaliyeti konusunda raporda bir açıklık bulunmamaktadır.
O halde mahkemece, davalının dava tarihi itibariyle esnaf siciline kayıtlı olup olmadığı araştırılarak, yukarıda açıklanan esaslar dahilinde davalının işyeri ve faaliyetlerinden dolayı tacir sayılıp sayılamayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2008 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy