(556 S. KHK. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31/01/2007 tarih ve 2004/981-2007/40 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin turizm işletme belgeli olarak lokantacılık yaptığını, ticari faaliyetlerinde ARŞİPEL' ibareli markayı kullandığını, bu markanın 21.08.2002 tarihinden itibaren müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının kendi faaliyetlerinde markayı izinsiz şekilde kullandığını, ihtara rağmen kullanıma devam ettiğini, marka hakkına ve turizm işletme belgesine tecavüzde bulunduğunu, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 15.000.00 YTL maddi ve 3.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, eylemlerinin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, markayı kullanmasının ve faaliyet yapmasının önlenmesine ve men'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına unvan veya markanın bulunmadığını, müvekkilinin işletmesinin EGARŞİPEL CAFE-RESTAURANT' adıyla uzun süreden beri faaliyet gösterdiğini, bir karışıklığın ve tecavüzün bulunmadığını, işletmelerin müşterilerinin farklı çevreden olduğunu, işletme faaliyetlerinin de farklı tarzlarının bulunduğunu, tazminat miktarının ise fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 'ARŞİPEL' ibareli markanın davacı adına 43 ncü sınıf hizmetler bakımından 21.08.2002 tarihinden itibaren tescilli olduğu, aynı ilçede ve aynı alanda davalının EGARŞİPEL' ibaresini hem unvan hem de marka olarak ticari faaliyetlerinde kullandığı, öncesinde fiilen CAFE ARŞİPEL' ve ARŞİPEL RESTAURANT' adı altında faaliyette de bulunduğu, davalı eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, maddi tazminat istemini lisans ücretine dayandırdığı, elde ettiği gelir dikkate alınarak lisans bedelinin tespit edildiği, eylemleri nedeniyle davacının manevi zararının da doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının EGARŞİPEL CAFE RESTAURANT' unvanını kullanmak suretiyle davacının tescilli ARŞİPEL' markasına tecavüzün önlenmesine, markaya tecavüz oluşturan fiş, fatura ve tüm yazılı matbu evrakın imhasına, 8.917.17 YTL maddi ve 2.000.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, davalının işyerinde ve faaliyetlerinde müvekkili adına tescilli ARŞİPEL' markasını aynen kullandığını, bu durumun haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüştür. Dava açıldıktan sonra verilen tedbir kararının infazı sırasında davalının işyerinde EGARŞİPEL' ibaresiyle kullanıma devam ettiği tespit edilmiş, davacı vekili sonraki dilekçelerinde davalının bu şekildeki kullanımının da haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini açıklayarak anılan haliyle de kullanımın önlenmesini istemiştir. İddianın genişletilmesi niteliğindeki bu isteme ilişkin olarak davalı vekili süresinde karşı koymamıştır. Mahkemece de davalının EGARŞİPEL' şeklindeki kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, temyize konu bu dava, 23.06.2003 tarihinde açılmıştır. Davalı vekili ise, 'EGARŞİPEL' ibaresinin müvekkili adına marka olarak tescili için dava dışı TPE'ne başvuruda bulunduğunu savunmuş, bu savunmasına ilişkin olarak da 20.06.2003 tarihli marka tescil başvuru belgesini sunmuştur. Marka tescili, başvurunun yapıldığı tarih itibariyle hüküm ve sonuç doğurur. Başka bir anlatımla, tescilli marka, tescil için başvuru yapıldığı tarihten itibaren 556 sayılı KHK'nin korumasından faydalanır. Markanın tescilli olarak kullanımının hüküm ve sonuçları, tescilsiz kullanımından farklıdır. Davanın açılmasından önce davalı tarafın yaptığı marka tescil başvurusunun kabul edilmesi halinde açılan bu davanın sonucunun etkilenebileceği kuşkusuzdur halde, davalının marka başvurusunun sonucu araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir
2- Ayrıca, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılmalıdır. Davacı tarafın maddi tazminat isteminin dava açıldığı tarihe göre tespit edilmesi gerekirken, dava tarihinden sonraki iki aylık davalı kazancı da dikkate alınarak lisans bedeli hesaplanması da kabul şekli bakımından yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy