(6762 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nce verilen 21.03.2007 tarih ve 2007/141-2007/74 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkide davalının müvekkili şirkete 2005 yılında USD. olarak kestiği ve tarafların defterlerinde USD.karşılığı TL.sı olarak kayıt olan 4 adet hizmet faturasının toplamı 2.937.26.-YTL'sı olduğunu, 2004 yılından kalan hesap 185,08.-YTL'sının eklenmesi ile toplam 3.122.34.-YTL'sı borçlu olduklarını, buna karşılık davalıya 3 adet çek ile yapılan ödemenin 4.218,55.-YTL'sı olduğunu, bu durumda davalının müvekkiline 02.02.2005 tarihi itibariyle 1.096.21.-YTL'sı borçlu olduğunu, bu miktara 02.02.2005 tarihine kadar işleyen 460,79.-YTL'sı ile birlikte toplam alacaklarının 1.557.-YTL'sı olduğunu ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacağın olduğunu ve bu yöndeki icra takibinin devam ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ihtilafın deniz yolu ile yapılan taşıma ilişkisinden kaynaklandığı, davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak görev yaptığı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Dosyanın geldiği İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi, taraflar arasındaki ihtilafın ticari ilişkiden kaynaklanan fazla ödemeye ilişkin alacak davası olduğu, deniz hukukuna ilişkin uygulanması gereken hiçbir hükmün sözkonusu olmadığı, davacının bilirkişi raporu alınmasına kadar alacağın deniz hukukuna ilişkin olduğuna dair beyanda bulunmadığı, bilirkişi raporundan sonra görev itirazı ve bilirkişinin sıfatına itiraz ettiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili ve görevli Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı gönderilen/taşıtanın, davalı taşıma işleri komisyoncusu aleyhine açtığı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davanın dayanağı olarak gösterilen faturalarda yer alan demuraj, navlun vs. alacakların deniz yolu ile gerçekleştirilen taşıma sonucunda doğup doğmadığının ve bu alacaklardan kimin sorumlu olduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." Değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, aynı husus 24.03.2005 tarih ve 188 Sayılı Kararla bir kez daha vurgulanmış ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın, Türk Ticaret Kanunu'nun Deniz Ticareti'ne ilişkin 4. Kitabı kapsamındaki deniz yolu ile taşımaya ilişkin yasal düzenlemelerden kaynaklandığının belirgin olmasına göre, davaya bakmaya, delilleri takdir ve tayin ile hüküm vermeye görevli mahkeme, davada istenen miktara bakılmaksızın anılan uyuşmazlıklara bakmak amacıyla kurulmuş bulunan Denizcilik İhtisas Mahkemesidir.
Mahkemelerin görevi, temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından, mahkemece işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2008 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy