(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.12.2006 tarih ve 2004/133-2006/545 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Bankanın Ulus Şubesine hesap açtırdığını, değişik tarihlerde para yatırdığını, davalının kendisine açtığı dava sonucu talimatı olmadan bu hesapta işlemler yapıldığını öğrendiğini ileri sürerek, 01.01.2002 tarihinden itibaren hesabına yatınlan paranın tespiti ile yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının açtırdığı hesapta yeterli bakiye olmadan dava dışı borsa uzmanı ile birlikte açığa alımlar yaptığını, müvekkilince davacı ve birlikte hareket ettiği kişi aleyhine dava açıldığını, derdestlik itirazında bulunduğunu, davacının talimatıyla hesapta işlemler yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı bankanın Ulus Şubesinde mevduat ve yatırım hesabı olduğu, hesabın yeterli olmaması nedeniyle 01.01.2002-12.11.2002 tarihleri arasında öz kaynak kullanmadan açığa alım ve satım işlemleri yapıldığı, davacının bir kısım belgelerde imzalarının olduğu, hesaplardan davacı adına yakınlarına ödemeler yapıldığı, bu ödemenin doğrudan yatırım hesabından değil, mevduat hesabından gerçekleştirildiği, yakınlara ödeme yapılmasında bankanın bir menfaatinin olmadığı, yatırım sözleşmesine göre açığa alımlarda sorumluluğun müşteriye ait bulunduğu, işlemlerin aracı kurumun acentesi konumundaki davalı bankanın Ulus Şubesi'nce gerçekleştirildiği, davalı Bankanın uğradığı toplam 29.291.745.500.-TL zararın tahsili için davacı ve borsa uzmanı aleyhine dava açtığı, iş mahkemesinde açılan bu davanın davacı yönünden kabul edilerek kesinleştiği, tarafları ve konusu aynı olan davada davacının iddialarının irdelendiği, yargıda birlik ve yargıya inancın dikkate alınması gerektiği,muhalif bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, davacının yatırım hesabında yapılan tüm işlemlere kısmen yazılı, kısmen de sözlü talimatının olduğu, davacının bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0.90.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy