(6762 S. K. m. 1268, 1273)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.12.2006 tarih ve 2005/180 - 2006/551 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra isin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya kasko sigortalı aracında meydana gelen kaza sonucunda hasar oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 YTL'nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini toplam 30.000,00 YTL'na çıkartmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, ıslahla artırılan miktara ilişkin olarak ise zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 YTL'nin davalıdan tahsiline, ıslahla artırılan kısmın ise, TTK'nun 1268 nci maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta poliçesinde rehinli alacaklının Ziraat Bankası Merkez kayseri şubesi olduğuna dair kayıt bulunmaktadır. TTK'nun 1273 ncü maddesi Menkul ve gayrimenkul mallarla gemiler üzerine haciz koyduran veya bunları rehin alan yahut bunlar üzerinde hapis hakkı veya buna benzer imtiyazlı hakkı haiz olan alacaklılar mezkûr şeyleri sigorta ettirmişler ise, hasar vukuu halinde ödenmesi gereken tazminat ancak mezkûr alacaklara nazaran alacaklarının taalluk eylediği sigortalı şeyler yerine geçmiş sayılırlar. hükmünü haiz olup, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere sigortalı mal her hangi bir nedenle zayi olduğu takdirde; alacaklının hakkı kaybolmaz ve imtiyazlı alacaklının hakkı sigorta tazminatı üzerinde devam eder ve alacaklının sigorta tazminatını isteme hakkı da ancak,.,kendi alacağının muaccel olmasıyla doğar (Bkz. Dr. Ali Bozer, Sigorta Hukuku Ankara 1965 S.-174. vd). Bundan öncede imtiyazlı alacaklının izni olmadan sigorta tazminatı malike ödenemez.
Bu durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak rehinli alacaklının açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan tazminat isteme hakkına sahip olur.
O halde mahkemece, bu konuda ispat yükü üzerine düşen davacıya rehin alacaklısı bankanın sigorta tazminat alacağını istemesine izin verdiğine dair muvafakatname ibraz etmek üzere münasip bir önel verilerek, sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy