(6762 S. K. m. 1266, 1320)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2007 tarih ve 2006/254-2007/73 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan dava konusu meblağ 11.830.00 YTL.nin altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda uğranılan hasar bedelinin, kepenk şartının yerine getirilmemesi nedeniyle ödenmediğini, oysa işyerinin yola bakan kısmının kepenkli ve kilitli olduğunu, diğer kısmının ise kepenkli olan ana girişin ardında kaldığını, bu kısma kepenk yapılmasının Çiğli Belediye İş Merkezi Yöneticiliği'nin kararı uyarınca mümkün olmadığını, hırsızlık olayının ise Çiğli Belediyesi çalışanlarının ana giriş kapısının kepenginin açık bırakılması sonucunda meydana geldiğini, bu kısımdaki kepenk anahtarlarının ise müvekkilinde veya diğer işyeri sahiplerinde olmadığını ileri sürerek, şimdilik (10.660.03) YTL. olan alacağın (6.000)YTL.'lik kısmının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçeye yazılan özel şart gereği, poliçedeki hırsızlık rizikosunun sigortalı mahalde kepenk bulunması halinde hüküm ifade edeceğini, somut olayda ise hırsızlığın, işyerinde kepenk bulunmadığı için meydana geldiğini, talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu hırsızlık olayının sigortalı iş yerinin kepenk bulunmayan kısmındaki camının kırılması suretiyle meydana geldiği, davacının yasal yollardan bu cepheye de kepenk yapılmasını sağlayabileceği, bu durumda poliçedeki özel şarta aykırı davranmış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp; değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 13.00 YTL harcın temyiz edene iadesine, 30.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy