(6762 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2006 tarih ve 2006/201-2006/781 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı birlikler vekili ile davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.02.2009 gününde davacı vekili Av. N.C.K. ile davalılar vekili Av. S.Ö.Y. gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı birlikler ile müvekkilinin uzun yıllar müşterek çalıştığını, 1935 tarih 2834 Sayılı Yasa döneminde başlayan müşterek çalışmanın 1985 tarihinde çıkartılan 3186 Sayılı Yasa ile de devam ettiğini, belirtilen yasa dönemlerinde aynı illerde faaliyet gösteren ve her biri ayrı tüzel kişi olan davalılar ile müvekkilinin genel müdürünün bakanlık tarafından aynı kişi olarak belirlenip atandığını, 1935-2000 yılları arası aynı yöntemle atanan personelin de müşterek personel olduğunu, eski mevzuatın 16.06.2000 tarih ve 4572 Sayılı Yasa ile tümüyle değiştirildiğini, yasa değişikliği ile Tarım Satış Birliklerinin kendi genel kurul ve yönetim kurulları tarafından yönetilmeye başlandığını, davalı Sebahattin'in ise 01.04.2005 tarihine kadar müvekkilinin genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi olup, davacıya ait defter ve belgeleri saklama görevi bulunduğunu, 01.04.2005 tarihinden itibaren müvekkili birliğe hizmet vermeyen müşterek personel tarafından takip edilen işlere ait veya müşterek personel tarafından muhafaza edilen müvekkiline ait belgelerin bir bölümünün ihtarnameye rağmen davacıya teslim edilmediğini ilere sürerek, dava dilekçesinde yazılı davacıya ait kayıt ve belgelerin davalılarda bulunduğunun tespiti ile davalılardan alınıp davacıya teslimine, bunun mümkün olmaması halinde zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sebahattin dışındaki diğer davalılar vekili, davacı birliğin müşterek çalışmanın tamamından çekilmiş sayılmasının tespiti istemi ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/381 E. numaralı açılan davada verilecek karar ile davanın konusu ve talep edilen hususlar itibariyle müvekkili birlikler ve davacı birlik arasındaki hukuki ilişki, ayrılık süreci ve sonuçlarına ilişkin bir tespit hükmü içereceğinden, müvekkili birlikler tarafından teslimatı gerçekleştirilmemiş olan çoğu yıllardan beri arşivde tutulan belgelerin söz konusu dava sonrası teslim edilmesinin öngörüldüğünü, 50 yıla yakın müşterek çalışma sebebiyle karışık halde bulunan belgelerin ayrılması ve suretlerinin çıkartılmasının ayrı bir mesai ve bütçeyi gerektirdiğini, bu giderlerin davacı tarafından karşılanması durumunda peyder pey evrakların davacıya teslim edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 4572 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra davacı birliğin müşterek birlikten ayrıldıktan sonra, önceleri kullanmış olduğu müşterek bir kısım kayıt ve belgelerin davalı birliklerin uhdesinde kaldığı ve davacıya verilmediği gerekçesiyle, 1 numaralı hüküm fıkrasında yazılı ticari defter ve kayıtların TTK'nun 68. maddesi gereğince zayi olduğunun tespitine, 2 numaralı hüküm fıkrasında yazılı CD ve belgelerin zayi belgesi verilebilecek nitelikte olmaması nedeniyle bunlara ilişkin davanın REDDİNE, 3 numaralı hüküm fıkrasında yazılı belgelere yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı birlikler vekili ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu defter ve belgelerin çoğaltılması ile ilgili masrafların taksim ve tahsili hakkında davalı tarafın ayrı bir dava açmasının mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı zilyetliğinde olan davacıya ait ticari defter ve kayıtların davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve kâğıtların yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni süre içinde ziya uğraması halinde zayi belgesi verileceği TTK'nun 68/son maddesinde hüküm altına alınmıştır. Dava konusu olayda olduğu gibi, nerede ve kimin elinde olduğu bilinen ticari defter ve kayıtlarla ilgili olarak zayi kararı verilemez. Mahkemece, TTK'nun 68/son maddesinde yazılı zayi belgesi verme koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.50. TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy