(818 S. K. m. 487) (2004 S. K. m. 45, 257)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13/12/2006 tarih ve 2006/559 D.İş. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen banka vekili, müvekkiliyle dava dışı M.. E...arasında düzenlenen kredi sözleşmesine aleyhine ihtiyati haciz istenen E.. A...'ün müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla katıldığını, iki adet taşınmazın bankaya ipotek edilmiş olduğunu, bu rehinlerin kefalet borcunun teminatına değil, asıl borcun teminatına tesis edildiğini, ihtiyati haciz talebinin kefili kapsadığını, B.K.nun 487/1 maddesi uyarınca kefil için ayrıca ihtiyati haciz istenebileceğini, kredi hesabının kat edilerek borcun muaccel hale geldiğini ileri sürerek, kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, banka alacağının 44.675,83.YTL. olduğu, ipotek belgesine göre aleyhine ihtiyati haciz istenilen E.. A...'ün taşınmazının 40.000.YTL. bedel ipotek edildiği, ipotekli taşınmazın hali hazır değerini gösterir bir kıymet takdir raporu bulunmadığı gerekçesiyle, İ.İ.K.nun 45 inci maddesi nazara alınarak bankanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, aleyhine ihtiyati haciz istenilen tarafın müşterek borçlu ve müteselsil kefili bulunduğu genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK.nun 45. maddesi uyarınca, ipotekle temin edilmiş alacaklar için kural olarak adi takip yoluna gidilemez. Ancak, BK.nun 487. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmiş alacak için ayrıca müteselsil kefil varsa, rehin alacaklısı müteselsil kefile karşı haciz yoluyla takip yapabilir. Yani, İİK.nun 45. maddesi hükmü, müteselsil kefiller hakkında uygulanamaz.
Somut olayda da aleyhine ihtiyati haciz istenilen E.. A..., genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle borçlu M.. E...'in bankaya olan borcuna karşılık olarak kendi taşınmazına ipotek de tesis ettirmiştir.
Bu durumda mevcut ipotek, aleyhine ihtiyati haciz istenilen E.. A...'ün kefalet borcunun teminatına yönelik bulunmamasına göre, mahkemece, asıl borç için ipotek teminatı verilmesinin müteselsil kefil olan karşı taraf için ihtiyati haciz talebinde bulunulmasına engel olmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy