(5846 S. K. m. 1, 68, 70) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2007 tarih ve 2006/170 - 2007/83 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Yüzbaşı Albırt ve Tırt Star karikatür /resimli roman şeklindeki güzel sanat eserlerinin yaratıcısı-çizeri olduğunu, her iki karakterin de müvekkilinin mizahın çıkış noktası olduğuna inandığı yabancılaşmadan hareketle yarattığı ve yaklaşık iki yıl yaşadığı Amerika izlenimleri ile zenginleştirdiği tipler olduğunu, Türk gibi yaşayıp konuşan Amerikalılar temasının ilk kez 1990'ların başlarında müvekkilinin yazdığı ve çeşitli dergilerde yayınlanan mizah yazıları ile filizlenmeye başladığını ne var ki 2004 yılı başlarında basın yayın organlarında New York'ta Bir Morning sloganı ile bir tanıtım başladığını, ardından da televizyonda reklam şeklinde gösterildiğini, bu şekilde müvekkilinin manevi ve mali haklarının ihlal edildiğini, davalıların Cola Turka isimli ürünün tüm televizyonlarda müvekkiline ait ana teması Türkleşen Amerikalılar olan güzel sanat eserlerinden FSEK 48 ve 52 nci maddeleri anlamında yazılı bir sözleşme yapmadan faydalandıklarını, müvekkilinin FSEK'den kaynaklanan haklarına tecavüz ettiklerini, davalılara çekilen ihtarların sonuçsuz kaldığını, davalı S.E.'nin de reklamı çeken ajansın yaratıcı ekibinin başında olduğunu, müvekkilinin karakterlerini reklamda kullandığını ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik FSEK'nun 68/1 nci maddesi uyarınca eser sahibi ile sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedele karşılık olmak üzere 50.000.000.000.-TL.nın faizi ile davalılardan tahsiline müvekkilinin gerek FSEK'dan doğan haklarına, gerekse MK.'dan doğan kişilik haklarına vaki tecavüzün ağırlığı nedeni ile FSEK.nun 70/1 ve BK.nun 49 ncu madde gereğince 50.000.000.000.-TL manevi tazminatın faizi ile davalılardan tahsiline, hüküm fıkrasının ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Y...Reklamcılık Ltd. Şti. vekili, FSEK hükümleri gereğince korunacak olanın sahibinin hususiyetini taşıyan düşüncenin ifade edilmiş fiziki unsuru olduğunu, salt düşünce ve temanın korunmayacağını, davacının düşüncesini aktarmış olduğu karikatürler ile müvekkili şirketin yapmış olduğu reklamlar arasında benzerliğin bulunmadığını, davacının karikatürlerinin sahibinin hususiyetini taşımadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı S.E. vekili, davacının eserinin Yüzbaşı Albırt ve Tırt Star tiplemeleri olduğunu, Türkleşmiş Amerikalılar fikrinin hiçbir şekilde FSEK kapsamında bir eser niteliği taşımadığını, Cola Turka reklamında bu iki karakterin kullanılmadığını, reklamın bütününe bakıldığını, işlenen temanın esasında bir Amerikan içeceği olan kolanın Türkler tarafından o denli iyi şekilde imal edilmektedir ki bizzat içeceğin kaynağı olan Amerikalılar bu içeceği kullanmakla aynı zamanda bir kültür değişimine uğramakta bundan sonra bir Türk gibi davranmakta ve yaşamaya başlamakta olduğunu, davacının FSEK' ten doğan haklarının ihlal edilmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Y... A.Ş. ve D...A.Ş. vekili, müvekkilinin reklam yaptıran ve dava konusu reklamdaki markayı kullanan da olmadığını, markanın diğer davalı D...A.Ş. tarafından lisans hakkı ile kullanıldığını, davacının iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Türkleşen Amerikalılar konseptinin FSEK anlamında eser türlerinin hiçbirinin içine girmediği, bu nedenle eser sayılamayacağı ve telif hakkı kapsamında korunamayacağı, davacının tiplemelerinin davalılara ait reklamda kullanılmadığı, davacının FSEK anlamında haklarının ihlal edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, Türkleşen Amerikalılar teması üzerine meydana getirdiği karikatür eserlerinin davalı tarafından piyasaya sunulan ürünlerin tanıtımı için hazırlanan reklam filmlerinde izinsiz olarak kullanıldığını, dava konusu reklam filmlerinde yer alan, Türkleşen Amerikalılar fikrinin ifade ediliş biçiminin kendi eserlerindeki hususiyeti taşıması nedeniyle mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Mahkemece, 5846 sayılı FSEK hükmü uyarınca, soyut düşüncenin değil, bu düşüncenin ifade ediliş biçiminin korunduğu, Türkleşen Amerikalılar düşüncesinin daha önceden de kullanılan genel bir tema olup, kimsenin tekelinde bulunmadığı, davacıya ait karikatür eserlerindeki ana tiplemelerinde davalıların filmlerinde kullanılmadığından dolayı işleme eser niteliğinde olmayıp, dava konusu filmlerin bağımsız birer eser niteliğinde oldukları gerekçesiyle, davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Mahkemenin 5846 sayılı FSEK hükümleri uyarınca, soyut düşüncenin değil, bu düşüncenin ifade ediliş biçiminin korunduğuna ilişkin düşüncesi yerinde ise de, soyut düşüncenin ifade biçimi olan karikatür eserlerindeki eser sahibinin hususiyetinin dava konusu reklam filmlerinde izinsiz olarak kullanılmak suretiyle, davacının mali ve manevi haklarının ihlal edilmediğine ilişkin görüşü yeterli inceleme ve değerlendirmeye dayanmamaktadır. Her ne kadar, davacı eserlerindeki ana tiplemeler davalı reklam filmlerinde yer almamak da ise de, FSEK.nun 1/b-a bendindeki hususiyet unsurunun eserin bütünü itibariyle göz önüne alınması gerekir. Şayet eserin bütününe hakim olan hususiyet unsuru, dava konusu eserde de esinlenme serbestisini aşacak ve baskın unsur oluşturan nitelikte ise, bu takdirde dava konusu reklam filmlerini bağımsız birer eser olduklarından söz edilemeyecektir. Ancak, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında yukarıda açıklanan hususiyet unsuru bakımından yeterli değerlendirme içermemesi, anılan unsurun niteliği itibariyle hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği bir husus olmayıp, teknik bilgi gerektirmesine göre, davacının eserleri ile dava konusu reklam filmlerinin hususiyet unsuru bakımından değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy