(6762 S. K. m. 404)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.01.2007 tarih ve 2004/768-2007/7 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılarla birlikte Şekerbank A.Ş. ortağı olduğunu, davalıların birlikte hareket etmeleri suretiyle yine Şekerbank A.Ş.nin ortağı olan S. S. Eskişehir Pancar Ekicileri Kooperatifinin toplam %10.7 nispetindeki hisselerini satın aldığını, bu durumda Sermaye Piyasası Kurulunun Halka Açık Anonim Ortaklıklar Kurullarında vekaleten oy kullanmasına ve çağrı yolu ile vekalet veya hisse senedi toplanmasına ilişkin tebliğinin 17. maddesine göre bankanın %50 üzerinde payına sahip oldukları ve bu sebeple de diğer ortaklara ait hisse senetlerini de almak üzere çağrı yapmaları gerekirken SPK'na başvurmak suretiyle çağrıdan muafiyet kararı aldıklarını ve bu kararın iptali için idare mahkemesinde dava açıldığını, davanın lehlerine sonuçlandığını, SPK tarafından 24.06.2002 tarihli alınan karar ile davalılara çağrıda bulunulması gerektiğini bildirildiğini, davalı vakfın dava dışı S. S. T. Pancar Ekicileri Kooperatifinin bir hissesini 5.420.000 TL'si üzerinden satın aldığını, müvekkilinin o tarihte %2.42 sermaye karşılığı 363.680.438 adet hissesinin bulunduğunu, buna göre müvekkilinin hisse değerinin 1.971.147.973.960 TL olduğunu ileri sürerek, anılan miktarın davalılardan faizi ile tahsilini karar verilmesine talep etmiştir.
Davalılar vekili, İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın Danıştay tarafından bozulduğunu, kararın kesinleşmesinin beklenildiğini, ortaklığın hisse senetlerinin ve oy haklarının iktisabına karşın sermaye dağılımı gereğince yönetim hakimiyetinde değişikliğin olmadığını, bu nedenle çağrıdan muaf tutulmalarında yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, davalıların 2000 tarihi itibari ile sahipleri oldukları hisse senetleri ve pay oranları dikkate alındığında zaten alım öncesi yönetimin çoğunluk olarak davalıların elinde olduğu yeni alımların bu sonucu değiştiremeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, SPK'nın muafiyet kararının iptaline ilişkin İdare mahkemesi kararının Danıştay tarafından bozulduğu, bu durumda davacının dava açmakta haklı olmadığı, ayrıca davacının hisse senetlerini elden çıkarması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0.90 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, alınmadığı anlaşılan 14.00 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy